AFRİN ASKERİ HAREKATI

  • 29.01.2018

 

    

      Uzun bir zamandan beri şahsi işlerimin yoğunluğu nedeni ile yazılara istemeden ara vermek durumunda kalmıştım. Yeniden görüşlerimi sizlerle paylaşacağım için mutluyum.

    Bildiğiniz gibi 20 ocak 2018 günü saat 17.oo itibari ile Türk ordusu Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine askeri harekata başladı. Önce savaş uçaklarımız belirlenen hedefleri vurdu. Arkasından kara birlikleri sınırdan geçti. Kısa sürede büyük bir başarı ile harekatın tamamlanacağını umuyor. Askerimize başarılar diliyoruz.

   Suriye olayları başlayalı dan beri, beynini ABD ve Avrupa’ya kiraya vermiş bazı uzmanlar ülkemizin izlediği Suriye politikasının yanlış olduğunu dillerine dolayıp, batı propagandası yapıp durdular. Onlara göre Türkiye “haddini bilmeli, ABD ve NATO ya rağmen bir politika geliştirmemeliydi.”

   Suriye olayları başladığı günlerde ülkemiz idarecileri Suriye yönetimine, defalarca giderek ülkelerindeki bu yapının devam edemeyeceğini, ülkede tarafsız ve adil seçimler yapılıp halkın isteklerinin karşılanması gerektiği söylendi. % 10 alevi azınlığın %90 Sünni azınlığı idare edemeyeceği anlatıldı. Ancak rejim söylenenleri dinlemek yerine barışçı gösterilere ağır silahlarla katliam yaparak cevap verdi.

   Çünkü biliyordu ki; kendisinden sonra seçim olduğu takdirde ülke Müslümanları büyük bir çoğunlukla iktidara gelecekti. Batılı devletler de buna müsaade etmeyeceklerini kulağına fısıldamışlardı. Türkiye ise; Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunu, ülkede serbest seçimlerle iktidara kim gelirse gelsin hiç ayrım yapmayacak ve onlarla çalışacaktı. Nitekim bunu da deklare etmişti.

   Bu yüzden Rusya, İran, ABD ve Avrupa Türkiye’yi “Tu kaka” ederek oyunun dışına atmak için uzlaşıp, uğraştılar. Bununla da kalmayıp, son 7 senede ülkemize oyun üstüne oyun yapıp kendi içi ile meşgul etmekten geri durmadılar. FETÖ ile, PKK ile ülkeye kan kaybettirme yolunu seçtiler. Üstelikte 4 milyon Suriyeli, Iraklı göçmeni kapımıza dayadılar.

   Ülkeyi idare edenlerin vicdanlı dış politikaları ve Allah’ın yardımı ile kurdukları bütün tuzaklar ayaklarına dolandı. Ülkemizin haklılığını Rusya’sı, İran’ı, ABD si istemeyerek de olsa kabul etmek zorunda kaldılar

   Türkiye yine 7 sene öncesi olduğu gibi “Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalı, serbest ve adil seçimler yapılmalı, göçmenler evlerine güvenlik içinde dönmeli” diyor. Bunu Rusya da, İran da diyor. Buna karşı çıkan ise, tüm bölgeye demokrasi getirme iddiasındaki ABD.

  Onun ise derdinin insanlık, eşitlik özgürlük değil, İsrail’e yandaş olacak onu bölgede yalnızlıktan kurtaracak dinsiz PKK ya Suriye’yi böldürerek devlet kurdurmak olduğu anlaşıldı.

  İşte başlatılan askeri harekat bu hain planı yıkmaya, Suriye’nin bölünmesini önlemeye, burnumuzun dibindeki terör devleti hayalini yıkmaya yönelik olduğu için, Rusya Bize hava desteği veriyor, İran harekata ses çıkarmıyor. ABD de haksız olmanın ezikliği ile “kem küm” ediyor.

  Bu askeri harekat kapsam itibari ile inşallah küçük olacak. Ama İslam tarihinde yapacağı etki itibari ile çok büyük sonuçlar doğuracak. İzlenen dış politikanın başarı ve başarısızlığı bugünden yarına ölçülemez. Suriye ve genel olarak bu iktidarın dış politika başarısı kısa sürede meyve veriyor ve daha verecek gibi.


   Selamlarımla..20/01/2018

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.