İSLAMDA ADALET

  • 9.02.2015 00:00

              


Adalet, ferdi ve sosyal yapıda dirlik ve düzenliği, hâkimiyet ve eşitlik esaslarına uygun şekilde davranmayı sağlayan ahlaki bir terimdir. Adalet doğru hareket etmek, hakka ve hâkimiyete göre hüküm vermek, eşit olmak, eşit kılmak gibi anlamlara gelen bir isimdir.

Kur’an-ı Kerimde adaletle hak kavramları arasında sıkı bir ilişki vardır. Buna göre adalet hakka uymakla sağlanır. Kur’an da şöyle buyrulmaktadır.” Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet vardır ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler. A’raf,181.

Bir hak konusunda hüküm verilirken, hükmün kendi lehine olması durumunda buna rıza gösteren, fakat aleyhine hükmedilmesi halinde bunu tanımayanlar için “işte bunlar zalimlerdir buyrularak “en NUR,48-51.” Hakkın kendi aleyhine tecelli etmesinden memnun olmayanların bu suretle adaletten sapmış oldukları vurgulanmıştır.

İslam düşünürleri, adaleti öncelikle Allah’ın âleme verdiği nizamın bir unsuru, lütuf ve cömertliliğinin bir tecellisi olarak düşünmüşlerdir. Âlemde her bir varlığın kendi varlık mertebesine göre fonksiyonunu icra etmesi ve nizamın işleyişine kendi düzeyine göre katkıda bulunması, âlemin yaratılışındaki adaletin bir sonucudur.     

Kur’an –ı Kerim de “ Allah size adaleti ve ihsanı emreder. (en Nahl,90 )  buyrulmuştur. Ayetin manasında adaletle ihsan arasında bir birliktelik görüyoruz. İslam bilginlerine göre adalet bir hakkın sahibine tam olarak verilmesi, ödenmesidir. İhsan ise,  birine hakkından daha fazlasını vermek yahut kişinin birinde hakkı olduğu şeyi almayıp ona bağışlamasıdır. Böylece adalet her durumda riayet edilmesi gereken bir görev, ihsan ise iyilik olarak görevden fazlasını yapmaktır. Adalet, ihsandan daha önemli ve önceliklidir. Zira İslam bilginlerinin sıkça tekrar ettikleri gibi “ yer ve göklerin düzeni adaletle kaimdir.”      

Hz Peygamberimiz (s.a.v.) efendimiz bir hadisinde “hüküm verirken ailesine karşı ve yönetimi altında bulunanlar hakkında adaletli davrananlar, kıyamet  gününde nur dan minberler üzerindedirler, buyurmuştur. Müslim, İmare,5. 

Toplumu meydana getiren bireyler arasında adaletli davranmak, aile yuvasında ve görev icra ettiğimiz yerlerde doğruluk ilkesi üzerinde olmak, her birimize saygınlık getirir. Allah’ın rızasına kavuşmamıza, ona daha fazla yakın olmamıza vesile olur. Yüce Allah Kuranında “adil olun Bu Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır,buyurmuştur..Maide, 8.

Adaletli görev ifa edilen yerlerde huzur ve güven vardır. Paylaşım ve bereket vardır. Hoşgörü, sevgi ve saygı vardır. Adaletten yoksun, bencillik duygularının hâkim olduğu toplumlarda kıskançlık, kin, nefret ve hoşnutsuzluk vardır. İşte bu olumsuz tablodan kurtulmak için Allah ve Resulünün tavsiyelerine uymalıyız. Kalplerimize Allah ve peygamber sevgisini yerleştirerek çevremize olumlu bakmaya gayret etmeliyiz. Kendimize yapılmasını reva görmediğimizi, bir diğerine de aynı hal içinde olmalıyız. Bilmeliyiz ki, toplumun huzur ve güveni hak ve adaletin hâkim olmasıyla sağlanabilir. 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız