Cumhur Başkanlığı Sistemine Evet

  • 6.02.2017

 

         Referandum sürecine girdik. Halkımız arasında benim de katıldığım çeşitli mahallerde olayı konuşuyoruz. Sosyal medyada insanlar birbiri ile mesajlaşıyor. Fakat benim şu anki tespitim, hiç okumadığımızı, araştırmadığımızı gösteriyor. Hayır diyeceklere niçin hayır diyeceğini sorduğumuzda konunun özünden değil de eski karşıtlık söylemlerine sarıldıklarını görüyorum. Biraz izah edince verecek cevapları kalmıyor. Eğer hiç olmazsa yeni anayasa maddelerini bir kez okusalar, analizlerine baksalar değişikliklerin yapılmasına hak vereceklerini sanıyorum. Memleketin ve hepimizin hayrına olan konularda ön yargı ile hareket etmemeliyiz. Maddeler halinde en çok konuşulan, tereddüt edilen veya korkulan konular;


Cumhur Başkanı (Başkan) diktatör mü olacak? 


Şu anda iki başlı bir yönetim var. Şimdiki sistemde sınırsız yetkileri olan fakat sorumlu olmayan bir Cumhurbaşkanı var.1961 anayasası ile başlayan ve 1982 anayasası ile de daha da güçlenmiş bir Cumhurbaşkanı var. Şimdiki sistemde yetkileri sınırlandırılmış ve başta Cumhurbaşkanı olmak üzere vesayete bağlanmış fakat halka hesap veren bir Başbakan var. Siz seçimlere girersiniz en yüksek oyu alırsınız ve Başbakan olarak tek başınıza iktidar olduğunuzu da zannedersiniz. Muktedir olamazsınız. Çünkü sistem askerler tarafından yargı ve bazı kurumlar tarafından vesayet ile yönetilmek üzere kurgulanmıştır. Cumhurbaşkanı asker veya yargı kökenli olduğunda, isterseniz siz tek başına iktidara gelen Başbakan da olsanız milletin istediğini yapamazsınız. Hatta sivil Özal Cumhurbaşkanı olmuş yine bu vesayet ile baş edememiştir. Sivil CB Demirel gelmiş bunlarla yani vesayetle baş etmek isterdi belki diyelim, beş defa gidip altıncı defa gelince pes etmiş vesayetçilerin safına geçmiş, tamamen asker, yargı, medya ve düşman mihrakların isteklerini yapmış, milletini küstürmüştür. 28 Şubat müdahalesinin kilit adamı Demirel mevcut Erbakan-Çiller koalisyonunu vesayetçilerden korkarak bozmuş, zoraki kurulan hükümetler zamanında da memlekette tarihin en büyük soygunları gerçekleşmiştir. 28 Şubat darbesinde askerin, yargının vesayet kurumlarının milletin iktidarına tahammül edemediğine hepimiz şahidiz. Bir komutan herkesin iktidarın başı kabul ettiği Başbakan’a hakaret etmiş askerin korkusundan Cumhurbaşkanı vs. kimse ses çıkaramamıştır. Genelkurmay veya yargı olayla ilgili işlem yapmamıştır. Eskilerde, Anayasa mahkemesi başkanlığından gelme CB'nı Sezer sorumsuzluğun zirvesi olarak seçilmiş Hükümetin Başbakanına kitapçık fırlatmıştır. Hiçbir yaptırım uygulanamamıştır. Yeni anayasa sistemi ile Milletin iradesini gözetmeyen eski Cumhurbaşkanlarından çoğunun seçilmesi mümkün olmazdı. 


Şimdi de Evet derseniz diktatör olacak diyorsunuz. AYM, YÖK, Rektörler, Baro başkanları Sendika ağaları İşveren dermekleri Yargıtay Başkanları Başbakan fırçalardı. Sahi nerede onlar? Manşetlerde "üst düzey bir askeri yetkili " konuşur herkes susardı... Esasında yanlış söylüyorlar şimdiki sistemde sorumsuz Cumhurbaşkanı diktatördür.


Gücü olan siyasiler yeni sistemde isterlerse Cumhurbaşkanını görevden alıp seçime gidebilirler.  Meclis CB görevden alabilir ve CB ve Meclis beraberce aynı gün seçime giderler. Ama eskiden CB görevden alınamadığı için bu sefer millet o siyasileri ilk seçimde görevden her zaman almıştır. Ak Parti 330 milletvekili ile 2002 de iktidara geldi. Dört sene sonra yine iktidara geldi. Fakat 2008 e kadar muktedir olarak icraat yapamadı. Bir genel müdürü, il müdürünü asaleten atayamadı. Çünkü Cumhurbaşkanının tayini imzalaması gerekiyordu. Ak Parti bırakın icraat yapmayı partiyi kapatmaktan zor kurtardı. Ancak zorlu bir süreçten geçip Gül Cumhurbaşkanı olunca icraat yapıp muktedir olduğunu göstermeye başladı.


Yeni sistemde; CB meclisi fesh ettiğinde kendisi de fesh oluyor. Aday olur seçilirse iki dönem yapmış oluyor. Bir dahaki seçime giremiyor. Bizde bir lider ölene kadar partinin başında kalıyor. Bu sistemde en çok on sene sonra lider değişmek zorunda. Meclisin CB nı yüce divana gönderme yetkisi var. Ayrıca bazılarının dediği gibi meclis başkanına CB denetleme yetkisi verirseniz yasamanın yürütmeye müdahalesi oluşur. Türkiye’nin derdi icraat yapamamaktır. Derdimiz; bürokrasinin, CB nın, Askerin, Yargının  hükümete yani yürütmeye müdahalesidir. Problem Yasama yapamamak değil. Bakanların seçim derdi olmadığı için sadece CB sorumlu olacak. Milletvekili bakan çatışması olmayacak. Meclis CB teklif ettiği veya etmediği yasayı çıkaracak. Meclis yasa veya bütçeyi çıkarmasa da sistem devam edecek, hükümet yıkılmayacak. Milletvekilleri artık işi olan yasama ile uğraşacak. Yürütme, Yasama, Yargı mevcuttan daha iyi olarak birbirinden ayrılıyor. Ben beş yıl için CB ve meclise oy verdiysem onu tamamlayacaklar.


Yürütme hiçbir zaman tıkanmamalı…


Bu yeni sistemde, bizim şikayetçi olduğumuz yürütmenin, icraat noktasında tıkanmasını önlemektir. CB birinci turda seçilemezse ikinci turda partiler veya halk birlik veya koalisyon yaparak en uygununu seçeceklerdir. Yani koalisyonlar bundan sonra seçimden önce yapılacaktır. Bu sistemde muhalefetten de birisinin CB seçilmesi mümkündür. Biz şu anda da belli süre için oy verdiğimiz kişilere dört veya beş yıl için bizi yönet diyor muyuz? Ama sistemde arıza olduğundan nadir olarak tam süreyi dolduruyorlar. İstiyoruz ki yeni sistemde bu arızalar olmasın bizim seçtiklerimiz beş yılsonuna kadar ülkeyi yönetsin. Bazıları yanlış anlıyor. Yeni sistemde CB nın seçim sistemini değiştirme yetkisi yok. Seçim kanununu meclis yapacak. CB meclisi feshederse kendi de fesh oluyor. Birlikte yeni seçime gidiliyor. CB kararnamelerinin meclis onayı şart. Hiçbir zaman yürütmenin başı olan CB Meclisi yönetmesi söz konusu değil. CB sadece yürütmenin başı. Seçim kararı alan meclis veya C B  beraber yine seçime gidiyor. C B ikinci sefer seçilse dahi iki hakkı doldurmuş oluyor. Bir dahaki herhangi seçime gidilirse  yeni insanlar gelecek.


Siyasi liderlerin 30.40 sene ölene kadar millete ve ülkeye hükmetme dönemi kapanacak. Başbakanlık kalkıyor. Bir kişi veya lider en fazla beş art beş 10 sene CB kalabilecek. İcranın başı olarak başbakan ve cumhurbaşkanı ikilemi ve çift başlılık sorunu çözülmüş oluyor. Hükümetin bürokratik oligarşiye karşı eli güçleniyor.


Anayasa paketi ile istikrarsızlığın kaynağı olan koalisyonlar tarihe gömülüyor. Anayasa ile beş yıl sürecek güçlü iktidarlar geliyor. Yönetimde istikrar anayasa güvencesine kavuşuyor. Hükümetin hızlı ve etkin karar almasının önünde bulunan engeller kalkıyor.


Milletin egemenliği kayboluyor mu?


Cumhur Başkanını da Meclisi de millet seçecek. Egemenlik kanun yapabilme gücüdür. Kanunları Meclis yapacak. Milletin egemenliği budur. Milletvekili bakan çatışması olmayacak. Teknik olarak işi en iyi bilen dışarıdan bakan olacak.  Milletvekili Mecliste sadece kanun yapacak.


Millet iradesi etkin hale gelecek…


CB icraat yapacak ve bu arada millete hesap verecek makama getiriliyor. Millet iradesi zorbaların iradesinin üzerine çıkıyor.CB ve Meclisi seçen milli irade hem yasama hem de yürütmede en etkin şekilde gerçekleşmiş olacak. Yeni Anayasa teklifinde kullanılacak  EVET oyu, yıllardır kendini tek yetkili gören dayatmacı, belirli elitlere karşı milletin var olma, tekrar muktedir olma mücadelesidir.  Bulunduğumuz coğrafyada Milletimizin yeniden diriliş mücadelesidir.


Memleketin iyi yönetilmesi için    EVET ....

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.