• 11.04.2016 00:00


                Sosyal medya vazgeçilmez bir hale geldi. Ana kaynağı, işletim donanımları ve yönetim sistemi ABD merkezli olarak her gün yenileri eklenerek devam ediyor. Allah sonumuzu hayır eyleye… Sonunun nerelere varabileceğini hayal bile edemiyorum.

                Sosyal medyanın araçlarının yüzde doksanını ben de kullanıyorum. Faydaları da yok değil. Haberleşme ve iletişimin tamamını onlarla gerçekleştiriyorum. İnsanların eskiden haberlerden etkilenmesi ancak gazete, kitap, dergi ve birkaç kanallı TV ler ile oluyordu. Şimdi ise neyin nereden geldiği belli değil. Ama insanların iyi veya kötü yönde etkileşimi eskisinden daha hızlı ve tahripkâr olabiliyor.

                Geçenlerde (kitapyüzü)              denilen medyada Üniversiteden bir hoca bana oldukça itici gelen, okurken beni bu yaşta dahi rahatsız eden ifadelerle cinsel sapıklıkları güya tenkit ederek paylaşımında anlatıyordu. Ben bile herkesin gördüğü bu sayfadaki olay ve ilişkileri okurken zorlandım. Başkasına hatta hanımıma anlatamam.  İsmi hiçbirinin lazım değil. Bir saygın doktor da altına “ lanet ediyorum”  diye yorum yazmış. Bir başka tanıdığım güya aklıselim bildiğim bir kişi de güya yine tenkit ederek olayları ve bu insanları “ insanlıktan çıkmışlar “ diye tarif ediyordu.

                Yine TV dizi ve filmlerinde her akşam milletin seyrettiği bin bir entrika, çarpık aile ilişkileri, cinayetler, dolandırıcılık vs, sayamadığım olumsuzluklar ile karşı karşıyayız. Dizi ve filimler maalesef ekserisi bir hayrı anlatırken binlerce şerri de hatta kötüleyerek de olsa reklamını yapmaktadır. Hatta iddia ediyorum topluma çeşitli entrika ve kötülükler yönünden maalesef nasıl yanlış işler yapılacağının eğitimini vermektedir.

                Geçen aylarda okullarda güya öğrencilerin okuma becerilerini ve alışkanlıklarını geliştirmek için dağıtılan bir romanın bir sayfasındaki yazılı olanların hanımımıza dahi anlatamayacağımız şeylerin genç neslimizin hatta bizim neslimizin de bombardıman altında olduğu malumunuzdur.

                Savunmaya gelince birinci vakadakiler güya mevcut durumu ibret için yazdıklarını ifade edecekler ve etmektedirler.  Güya “Her şey ortaya çıksın, yayınlansın, kötülerin yaptıkları ortaya çıksın gizlenmesin. “ derler. Olay olmuş bitmiş, adliyeye intikal etmiş, hakim cezasını vermiş, detayını duymaya ben istemeden de olsa mecbur muyum?.. Benim ve toplumun huzurunu niye bozuyorsunuz. Cemiyetinize ve çocuklarımıza yazık ediyorsunuz.

                Güya mahalli ve ulusal bazı kendini bilmez gazeteler de habercilik uğruna çeşitli ahlaksızlık, hırsızlık ve dolandırıcıların en ince detaylarını yazarak topluma hıyanet ettiklerinin farkında bile değiller. Hatta çok iyi habercilik yaptıklarını zannediyorlar ve iddia ediyorlar. Kötülükleri detayına kadar bilirsek ve bu topluma öğretirsek toplum bir daha bunları yapmaz zannediyorlar. İyi haber yaptık diye alkış umuyorlar. Bilakis topluma kötülüklerin nasıl yapılacağı konusunda eğitimini veriyorlar. Esasında yaşadıkları topluma ihanet ediyorlar.

                Memleketimizde maalesef batılı tasvir had safhadadır. Normal bir insanın kaldıramayacağı olaylar haber ve mevzu yapılırsa olay detaylandırılırsa, o olaya malzeme olarak yazı ve resim vidio vs bazı sahneler ilave edilirse bunu yapanlar canilerden farklı değildir. Bazı şeyleri anlatırken vereceğimiz örnekler, zihinleri bulandıran, şehveti tetikleyen ve adi hissiyatları harekete geçiren şeyler olmamalıdır. Müstehcen ve sapık ilişkileri yayan neşriyatın olumsuz etkilerine maruz kalan gençler ve bazı zihinler sapkınlığa meyledebilir.

                Toplumda yaşayan ve kötülükleri detaylandırarak çeşitli kaynaklar ile yayan insanlarımız umarız aklıselimle hareket ederler. Bunlarla mücadele etmeliyiz. İnsanlığın, toplumun maalesef çivisi çıkmıştır. Ama bu insanların ve bizim hepimizin bir ailesi vardır.  Ne yaptığını bilmeyenler veya bilerek bu tahribatları yapanlar aileyi yıktıklarını sonunda da kendilerinin yok olacağını, insanlıktan çıkıp hayvanların derecesine düşeceğimizi unutmasınlar. Biz toplumun derdindeyiz, ailenin derdindeyiz, insanımızın derdindeyiz.

                Devamlı küfür edenin yanındaki insanlar onu dinleye dinleye küfre alışır. Kötü arkadaşlarla gezen kötülüklerden kurtulamaz o da hiç düşünmeden kötü şeyler yapmaya başlar. Artık ruhu da kötülüğe alışınca topluma zararlı biri olur. Zihni devamlı olarak şehevi duyguları kabartan olayları dinleyen onlardan kaçınacağı yerde onlara meyli artar.

                Yanlış şeyi tarif ve tasvir etmek, kötü, çirkin şeyleri, hatta ahlaka aykırı işleri özene bezene anlatmak, ihtirasları körüklemek zihinlerde, ruhlarda karanlık izler bırakmaktadır. Temiz ve saf zihinleri meşgul ederek bulandırmaktadır. Kötülükleri tasvir ederek anlatmak bize ve toplumumuza bir şey kazandırmaz, bilhassa kendimize ve insanlara bilmeden zararlar verebiliriz. Unutmayalım ki günahlar önce hayalle başlarlar. 

                Lütfen dikkatli olalım. Sahip olduğumuz sütunları, sayfaları, sosyal medyayı zihinlerimizi karıştıracak, bizim ruhi halimizi bozacak konulara alet etmeyelim.

İyiyi kötüyü tabi ki anlatacağız. Kendimiz iyilerle beraber olacağız. Kötülüklerin karşısında duracağız. Biz güzel düşünüp güzellikler göreceğiz. Baktığımızda toplumumuz da güzel görüp güzel düşünecektir. Hepimiz de hayatımızdan lezzet alacağız.

Yazmaya biraz uzun aralar verince bizi takip eden sevgili okurlarımız sitem etmektedirler. İnşallah yazmaya devam edeceğiz. Sizlerden de özür diliyorum. Bize dua edin.

Sonsuz selam ve sevgilerimle, hoşça kalınız.