• 22.03.2015 00:00

   

            Türkler Orta Asya’ dan gelip İslam’ı kabul ettikten sonra Dünya Medeniyet tarihinde gerçek yerlerini almışlardır.

            Eski çağların karanlık dehlizlerinde her kavim gibi güçlünün egemenliğinin olduğu devirlerde birbirlerine kenetlenmiş kavim mensupları başkalarına hayat hakkı vermeden yaşamışlardır. Eski çağlarda bir ırkın egemenliğinde büyük imparatorluklar kurulmuştur. Fakat egemenliklerine aldıkları topraklardaki diğer milletlere hayat hakkı tanımamışlardır.

            Türkler Müslüman olduktan sonra Büyük Selçuklu Devleti olmak üzere büyük devlet ve imparatorluklar kurulmuştur. İslam’ın etkisi ile kurulan devletlerde gayri Müslimler ve diğer din mensupları için yasalarla hayat hakkı tanınmış ve bu çeşitli mezhep ve din mensupları günümüze kadar inançlarını yaşayarak gelebilmişlerdir.Geldiğimiz bu günkü durumda istisnalara bakacak değiliz. Biz genel değerlendirme yapmak zorundayız.

            Bugün tarihte kalmış birçok İslam Devletinin kardeşlik politikalarını anlayabiliyoruz. Büyük Selçuklu Devletinin büyüklüğünü, medeniyet seviyesini bugün kapsadığı coğrafyayı Kazakistan’dan Anadolu’ya gezerek daha iyi idrak edebiliyoruz. Büyük Selçuklu İslam kardeşliği altında, Türk’ü, Acem’i, Arab’ı, Hindli’si vs tüm ırktan milletleri, mezhepleri aynı medeniyet çatısı altında yüzyıllarca yönetmiştir. Aynı kaynaktan gelen Osmanlı ise medeniyet tarihinde hala yakalanamayan bir seviyeyi yakalamıştır. Osmanlı yine İslam Medeniyetinden aldığı güçle her ırktan, her milletten, her dinden, mezhepten, inanıştan milyonlarca insana huzur içinde, eminlik içinde bir yaşam vaad etmiş ve sağlamıştır. Bugün gördüğümüz dünya coğrafyasının üçte birini içinde o günlerinin medeniyet beşiği olan yörenin merkezinde egemenliği altındaki tüm milletlerin inanç ve yaşayışlarına karışmamış ve onların kardeşçe yaşamasını felsefe edinmiştir. Bugün Osmanlı coğrafyasında varlıklarını ona borçlu olan yüzlerce ırk, inanç ve mezhep mensubu yaşadığına şahidiz. Osmanlı medeniyet anlayışı yarışında başta Büyük Selçuklu olmak üzere tarihte gelmiş geçmiş tüm medeniyetlere bu yönden hala üstünlüğünü devam ettirmektedir.

            Osmanlıyı iyi anlamalı ve anlatmalıyız. Bu saltanatı veya halifeliği geri getirmek değildir. Amacımız bu da değildir. Avrupa Birliği veya ABD bu Osmanlı medeniyet seviyesini hala yakalamaya çalışmaktadır. Teknolojik üstünlük medeniyet değildir. Medeniyet insana verilen değer ile ölçülmelidir. AB ve ABD insana değer veriyormuş gibi görünür iken diğer taraftan inanç eksikliğinden bazı ırk ve inanç mensuplarını ezmekte ve bunu türlü propaganda kılıfları ile gizleyerek yalancılık yapmaktadır. Zayıf millet ve ırklar da bunun sonucunda terörden başka gidecek bir yol bulamamaktadırlar. Buradan terörü meşru saydığımız anlaşılmasın. Bugün bizim ve onların şikâyet ettikleri terörü esas doğuran başkalarını aşağılık gören, onları iktisadi olarak ve güçle ezmeye çalışan kendileridir.

            Irkçılık belası tüm medeniyetlerin düşmanı ve hastalığıdır.  Bundan ancak temeli İslam medeniyeti ve kardeşliği olan Osmanlı medeniyeti bize önemli bir örnektir. Bu günlerde Çanakkale 1915 zaferi kutlamaları, Şehitler günü törenleri, Nevruz şenlikleri, bizim kardeşliğimizi hatırlatan güzelliklerdir.

            Tarihten ibret ve ders alarak bir daha düşünelim. Beraber yaşadığımız her ırktan, mezhepten, inançtan kim olursa olsun biz tek vücut kardeşiz. Kimse; kimsenin, inancına, âdetine, hayat tarzına, diline, kültürüne karışmadan ve birbirini rencide etmeden, rahatsız etmeden kardeşçe bu ülkede yaşamalıyız. Geçmiş devir veya günlerde olduğu gibi kimse; kimseye “Benim ırkımdan olmayanın hayat hakkı yoktur” diyemez. Senin inançlarının, giyiminin kuşamının, hayat tarzının, ibadetinin şekline karışamaz. Karışmamalı. Saygılı olmalı. Birbirini rahatsız etmemeli.

            Muhakkak ki bir ülkede birtakım marjinal düşünce, fikir ve yaşam tarzları da olacaktır. Onlara da sabırla yaklaşmalıyız. Çok aşırı eylem ve harekette bulunanlara zaten-devletimize güveniyoruz- onlara gerekli cezayı verecektir. İnşallah onlar da medeniyet yolunda başkalarına zarar vermemeyi öğreneceklerdir.

            Çünkü kırmayla, yıkmayla veya top, tüfek ve uçakla bombalamayla, köy boşaltıp sürgün etmekle son 40 senede hiçbir meselemizi halledemedik. Olan annelerin yetiştirip bu millete faydalı olsun dediği elli bine yakın kardeşimize oldu. 

            Bizi küçük parçalara bölüp zayıflatmak isteyenlere karşı birlik olacağız. Küçük olanların bu dünyada yeri yok. Dış düşmanların oyunlarına alet olmayacağız, uyanık olacağız. Kardeş olacağız. Büyük millet, büyük devlet olacağız.

            Bir olacağız, diri olacağız, iri olacağız.

            Sonsuz selam ve sevgilerimle, hoşça kalınız.