• 2.02.2015 00:00

Bolu; dört yanı ormanlarla kaplı, genişliği doğu ile batı arası yaklaşık 30 km, güney ile kuzey yönlerde yaklaşık 10 km uzunlukta bir ovada kurulu bir şehirdir. İlk kurulduğu yıllarda kendine en yakın yerleşim yeri Halıhisarı denilen Bolu ovasına hakim bir tepedeki yerleşimdir. Ancak Halıhisarı yerleşimi zaman ile tamamen işlevini yitirerek terk edilmiştir.

Bolu Şehri önce, Bolu ovasının ortasında Üç tepeden oluşan ve tepelerden Hisar tepesi denilen bir yer üzerinde kurulmuş ve bu hisar eteklerinde gelişmiştir. Ovaya tam hakim Hisar tepesi yerleşime yetmeyince şehir, Yukarı çarşı denilen bölgelere ve şimdilerde Karga tepesi ve önceleri şehir mezarlığı olan Fırka tepesi denilen bölgelere kaymıştır. Buralarda yerleşime kifayet etmeyince bu üç tepenin ortasından ve güneyinden geçen Ankara- İstanbul yolu etrafında aşağı çarşı denilen alana doğru genişlemiştir.

Şehir 1900 lü yıllara kadar ancak bugünkü Hükümet Konağına kadar genişleyebilmiştir. Hükümet Konağından sonrası tarladır. 1950 li yıllarda şehrin Kuzeyine düşen Gölün bulunduğu Gölyüzü’nün de kuzeyinden açılan yeni Ankara-İstanbul yoluna bağlantılı çevre yolu ile yerleşim bu yol etrafına kayarak 1980 e kadar gelişmiştir. Bu yol etrafında Bolu Ankara giriş Kuzey-Doğu istikametinde kurulan Küçük Sanayi sitesi ile genişlemeye devam etmiştir. Hükümet Konağından bu yeni çevre yoluna açılan Atatürk Bulvarı ve civarı şehrin yeni gözde mekânı olmuştur.

Şehir yeni açılan yollar ve imar planlamaları ile 1990 lı yıllara kadar 40- 50 bin kişilik bir şehir iken 1999 depremleri ile adeta tüm Türkiye gibi bir travma yaşamıştır. Kadim zannedilen Betonarme binalar ufalanmış ve yeniden bir dizayn yapılması gerekmiştir.

1985 li yıllardan başlayarak doğu yönünde yeni kurulan Organize Sanayi, Batıda Üniversite, Kuzey Batı yönünde yeni hastane dolayısı ile yeni yollar planlanmıştır. Depremden sonra yeni planlanan bu yollar etrafında imar planları geliştirilerek Kalıcı Konutlar gibi yepyeni yeni yerleşimlerin başlangıcı yapılmıştır. Bolu halen Batı ve Kuzey yönlerinde nüfus yerleşimi olarak orman sınırına kadar gelişimini tamamlamak ve bu bölgeleri doldurmak üzeredir.

Bolu kurulduğu günden beri yaşadığı gelişmelerin beklide yüzlerce katını, 1990 lardan sonra aldığı göçlerin de büyük etkisi ile mekânsal olarak genişlemiştir. Bu hızlı değişimin birtakım yanlışları çarpık uygulamaları ve hataları da beraberinde getirmesi normaldir. Şehirler de canlı bir varlık gibidir. Havası, suyu, toprağı, bitkisi ve içinde yaşayan canlılarla birlikte yaşar büyür gelişir. Bazen bir uzvu, bölgesi tarafı rağbet görmez unutulursa orası güçsüzleşir metruk hale gelir. Eski kullanılan mekânlar gözden düşüp başka bölgelere ilgi kayarsa eski mekânlar ölür. Tarihi mekânlar şehirlerin hayattan kopmamış bölgeleri olarak eski halleri ile kullanıma devam edilirlerse, yani yaşarlarsa o şehre hayat vermeye devam ederler.

26 Ocak 2015 Pazartesi Günü saat 15.30 da Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonunda Bolu Belediyesinin organize ettiği “Bolu Gelişim Planı” konulu sunumu izledim. Bu konuda yüzlerce yazı yazılabilir ama ben de bazı hususları belirtmek istiyorum. Zaman içinde fikirlerimizi söylemeye de devam edeceğiz.

Yazının giriş bölümünde belirttiğim gibi şehrin tarihsel gelişiminin ekseni yollardır. Geniş ve düzgün yollar açılmış bunun etrafında da şehir gelişmiştir. Şimdiye kadar açılan yollar; D-100 50 m., Atatürk Bulvarı 25 metre, Mudurnu Caddesi 20 m., Şehitler Caddesi 25 m., Karadere Caddesi 25 m.,İzzet Baysal devlet Hastanesi Bulvarı 35 m., Mehmet Akif Ersoy Caddesi 25 m., Hürriyet Caddesi devamı-Paşaköy yolu 30 m., Yeni Üniversite yolu-Ahmet Baysal Bulvarı 25 m., Karaköy İB Üniversite Hastane Bulvarı 30 m., Kaplıca Caddesi 35 m., şehrin kuzey aksını birbirine bağlayan ve DSİ tarafından kuzey üst yakanın sulaması için inşa edilen ve bugün için şehrin can damarı haline gelen Kanal yolu 15+10+5 m. Ve diğer açılan yeni yollar yeni yerleşim için cazibe merkezi olmaya devam etmektedirler. Kanal yolu dediğimiz yolda mevcut kanal belli kesimlerde boru içine kapalı olarak alındığında bu yol toplam 30 metrelik bir genişlikte şehrin can simidi olacaktır. Mevcut su kanalı boru içinde olduğundan park veya tarım sulamasında vanalı sistemle su tekrar kullanılabilecektir.

Şehrin imar planlarına işlenmiş yeni yollar şehrin gelişimi için yeni bir hareket getirecektir. Şu anda yapımına başlanan, Aşağı Çivril Sapağından başlayıp, Sandallar batısından geçip, Koç İlköğretim Okulu batısında Mudurnu Caddesine bağlanan ve oradan da Çığırtkanlar Mezarlığı altından, Küçükberk’in kuzeyinden devam ederek Kaplıca caddesine bağlanan 50 m. Genişliğindeki yeni yol Ankara –İstanbul D-100 karayolunun bağlantısı ve yeni çevre yolu olacaktır. Kaplıca yolu köşesinde yeni terminal yeri planlanmıştır. Bu yolun Makarna fabrikası civarında mevcut D-100 bağlantısı için Karayolları İle mutabakata varılmış ve istimlâki planlanmıştır. Bu yol imar planlaması çok öncelere dayanmaktadır. Bu yolu şehrin kuzeyinden geçirilmesi yoğun yapılaşmalar dolayısı ile şu anda mümkün görülmemektedir.

Ancak Belediyece yapılan yeni imar planlarında Yukarı soku yolundan başlayıp, Dodurga güneyinden, Sarıcalar, Salıbeyler, Çakmaklar güneyinden geçerek, Alpagut’un içinden geçerek İ.B. Devlet hastanesi kuzey önüne çıkan 25 m. Lik ve imar planlarına işli yeni açılacak yol şehrin yeni kuzey can damarı olacaktır. Bu Bulvar Hastanenin önünden Otobüs terminaline kadar uzanacaktır. Bu yol açıldığında Yukarı Soku içinden Yedigöller yolundan Yeni Otobüs terminaline kadar şehrin kuzey bölgesinde kesintisiz ulaşım sağlanmış olacaktır. Ayrıca şehrin Kuzey doğusunda rant olarak geri kalmış imar planlı olan Sağlık Mahallesi-Yukarı soku arasındaki 12500 dekarlık bir alan kullanıma açılacaktır. Bu alanın şehrin alternatif gelişim alanı ve merkezi olarak planlanması gerekmektedir. Şehir rant bakımından sadece Kalıcı Konutlar civarı olmaktan ve bu kısır döngüden kurtarılmalıdır.

Bolu’da ulaşım başta olmak üzere, sular, sanayinin gelişim bölgesi, atık suların arıtılması konularında İnşallah ileride devam ederiz.

Sonsuz selam ve sevgilerimle, hoşça kalınız