• 7.08.2010 00:00

Merhaba sevgili okuyucular;

Yaz tüm sıcaklığı ile devam etmekte. Çalışma dünyasında milyonlarca kişi yıllık izinlerini kullanmak için bu mevsimi bekledi. Geçmiş dönemlerle kıyasladığımızda, tatil anlayışımız eş, dost, akraba ziyareti dışına çıkarak, yerini deniz kıyıları, tatil beldeleri alarak değiştiğini görmekteyiz. Bütün bir yılın yükünü omuzlarında taşıyıp, biran önce tatile çıkmak ve bu yükü hafifletmek, herkesin beklentisi olsa gerek…

        Bu haftaki konumuz yıllık izinler…

Çalışanlarına “izin” vermeyi bir lütuf gibi görüp, bu konuda çok ince hesap yapan patronlar elbette ki vardır. Bunu örnek bir olayla anlatalım:

 

“İşyerine üç yıl hizmet etmiş olan işçi, patronundan bir gün izin ister ve patronu cevaplar;
          Demek bugün izin istiyorsun… Gel ne istediğine beraber bakalım. Bir yılda 365 gün var, bir yılda 52 hafta olduğuna ve sen her hafta 2 gün izinli olduğuna göre, geriye 261 gün kalıyor. Her gün 16 saati işyeri dışında geçirdiğine göre ki, bu yılda 170 gün ediyor, geriye 91 gün kalıyor. Her gün 30 dakika çay-kahve molası ki yıllık 23 güne tekabül ediyor, böylece kaldı 68 gün. Yine her gün 1 saat yemek molası ile geçiyor, bu da bir yıl içinde 46 gün eder, geriye çalışacağın sadece 22 gün kalıyor. Zaten her yıl 4 gün hastalık nedeniyle işe gelmiyorsun, kaldı 18 gün. Yılda 5 gün de resmi tatiller nedeniyle gitti, kaldı sadece 13 gün. Her sene 12 gün yıllık izin kullandığına göre geriye sadece 1 gün kalıyor ve eğer ben seni o 1 gün de izinli gönderirsem;  Allah beni cezalandırır!!!”

            Hürriyet Gazetesi Yazarı Şükrü Kızılot’un kaleminden okuduğum bu ilginç hikâyeyi, espritüelliği ile bir yana bırakarak, tabiî ki bir yıl boyunca çalışan insanın bir süre dinlenmesi, beden ve ruh sağlığı için zorunlu bir ihtiyaç olup, tatil hakkını kullanmalı diyoruz…

            Diğer yandan, yılın belli bir döneminde işten uzak kalıp dinlenmek, çalışanların verimliliğini ve motivasyonunu olumlu yönde etkileyen önemli bir husus olduğunu da es geçmemek gerek. Bu nedenle izin; çalışan her insanın hakkıdır, bu hak anayasa ile güvence altına alınmıştır.

             Bu yazımızda çalışanların (işçilerin) izin uygulaması üzerinde detaylıca duracağım.

 

İŞÇİLERİN İZİN HAKKI

        Yıllık ücretli izin uygulaması İş Kanunu’nun 53 ile 60. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre işyerinde işe başladığı günden itibaren deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.

Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin;

         A- 1 yıldan 5 yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara 14 günden,

         B- 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden,

         C- 15 yıl (dahil) ve daha fazla olanlara 26 gündenaz olamaz.

Ancak 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz.

Kanunda düzenlenen yıllık izin süreleri asgaridir. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile arttırılabilir ancak toplu iş sözleşmeleri ile yıllık izin hakkı düzenlenemez. Yıllık iznin bu süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, bu izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.

Zaman zaman uygulamada işveren tarafından yıl içinde verilen izinlerin mahsubu konusu gündeme gelmektedir. Ancak gerek mevzuattaki açık düzenlemeler gerekse yargı içtihatları ile işveren tarafından yıl içinde verilmişbulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.Yani işçilerin yıllık izinleri hesap edilirken işgünleri dikkate alınmaktadır. 3 yıllık kıdemi olan bir işçi 14 iş günü izin kullanabileceğinden buna 2 gün hafta tatilini de eklediğimizde toplamda 16 gün izin kullanabilecektir. Bu 16 günün içersine 1 Mayıs’ın da denk geldiğini düşünürsek, 1 Mayıs tatil olarak ilan edildiğinden yıllık izin süresi on yedi güne uzayacaktır.

        Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara, istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır. Ücretsiz yol izni süresince işveren işçinin ücretini ödeyip sigorta primlerini yatırmak zorunda değildir.

YILLIK İZİN ÜCRETİ

Yıllık ücretli izne çıkan işçinin ücretinin belirlenmesinde fazla mesai, ikramiye, prim gibi eklentilerin dâhil edilmediği net ücreti dikkate alınmalıdır. İzin ücretinin belirlenmesinde; fazla çalışma karşılığı alınacak ücretler, primler, sosyal yardımlar ve işyerinin devamlı işçisi olup, normal saatler dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler hesaba katılmaz. Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.

KULLANILMAYAN YILLIK İZİNLERİN ÜCRETİ

Yıllık ücretli izin hakkının işçi tarafından istenmemesi veya işverence kullandırılmaması bunun alacağa dönüşmesine neden olmayacağı gibi, dinlenme hakkından vazgeçilerek ücretinin istenmesi olanağı da bulunmamaktadır. Zira İş Kanunu’nda sadece yıllık ücretli iznini kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücreti izne başlamadan önce peşin olarak ödenmesi veya avans verilmesi öngörülmüştür. Öte yandan yıllık ücretli izin hakkı, hizmet akdinin işçi veya işveren tarafından feshi veya işçinin ölümü ile izin ücretine dönüşmektedir. Yıllık izin ücreti alacağı hizmet akdinin feshedilmesi ile doğan bir haktır, fesihten önce işçinin işverenden talep edebileceği bir hak değildir. Esası kullanılmayan yıllık izinlere ait ücretin işçiye ödenmesidir. Yıllık izin ücreti alacağı akdin feshedildiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanmalıdır, iznin hak edildiği yıldaki ücrete faiz işletilerek hesaplanması gibi bir usul yoktur.

İZİN ÜCRETİ NE ZAMAN ZAMANAŞIMINA UĞRAR

Hizmet akdinin devamı süresince yıllık izin ücreti alacağı için zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı süresi akdin feshi ile işlemeye başlar ve beş yılın sonunda sona erer.

 Kısaca özetlersek; işyerinde işe başladığı günden itibaren deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. İşçinin çalışma kıdemi arttıkça ücretli izin süresi de ona göre hesaplanır. Yıllık iznin kullanıldığını ispatlamak işverenin yükümlülüğündedir. Bu ispatlama ise tanık ifadesi ve benzeri delillerle değil işçinin imzasını taşıyan belgelerle yapılmalıdır. Aksi takdirde mahkemelerce yıllık ücretli izin alacağının varlığına hükmedilmektedir.

             Bu vesileyle herkese iyi tatiller…