• 21.01.2020 00:00


Yeni bir sayfa açalım umudu ile başladık.

Fakat ligin ikici yarısında değişen bir şey olmadığını gördük.

Bu oyuna ve alınan sonuca “Aynı tas aynı hamam” da diyebiliriz.

Pekâlâ, hedefimizin kümede kalmak olduğu ve rakibimizi yenmekten başka bir şansımızın olmadığı bir maçı kaybetmenin izahını kim yapacak?

Kamp süresince ne yaptınız? Bu sonuç kampı nasıl yaptığınızı çok iyi anlatıyor.

On beş gün boyunca yapılan kampın sahaya yansımasını göremedik.

Sezon başından bugüne yapılan transferlerin başarısızlığı takımın durumunu ortaya koymaktadır.  

Maç sonu açıklamalarında uyum sorunu adı altında mazeret üreterek alınan sonuca kılıf üreten teknik heyet kendini kurtaramaz.

Yönetimin devre arası transferlerini nasıl ve ne şekilde yaptığını da merak ediyorum. Hocanın izlediği ve takip ettiği oyuncular mı? Yoksa onun bunun tavsiyesi ile alınan oyuncular mı? Sormak istiyorum.

Yalnız alınan kalecinin on beş gün kampta olması ve anlaşma yapılmasına rağmen neden kadroya alınmamasının sebebi nedir? Lisansının yetişmemsi doğrumudur?

Takımın hocası cezalı, oyuncular cezalı, kimi sakat, kimi tribünde maç izliyor. Saha olanlar ise birbirlerini tanımıyorlar.

Hal böyle olunca sahadaki karmaşık ve ne oynadığı bilinmeyen bir takım ortaya çıktığını gördük.

Kendi saha ve seyircimiz önünde bu maçları alamamak demek kaderine razı olman demektir. Düşünmek ve lafını bile konuşmanın insana acı verdiği “KÜME DÜŞMEK” ifadesini Boluspora yakıştıramıyorum.

Ligin dibindeki Eskişehir takımının verdiği onur mücadelesini bile gösteremiyoruz.

On üç yılsonun da bir üst ligi konuşurken bir alt lige düşmemenin hesaplarını yapmak son derece düşündürücüdür.

Bu takımın yıllar önce bu lige çıktığı gibi bu sezonda bu ligde kalması için gereken tüm tedbirler alınmalıdır.

Neden ve sebeplerini tartışmanın zamanın olmadığı bir süreçten geçiyoruz.

Kalan on altı haftada ihtiyacımız olan puanları alarak otuz dördüncü hafta sonunda hedefimize ulaşmalıyız.

Yoksa bu vebalin altından kimse kalkamaz.


İYİ HAFTALAR…