• 21.02.2014 00:00

                               

 

Kendi sahasında en son üç puanımızı 22 Eylül 2103 tarihinde Samsun takımına karşı almıştık. O günden bu güne yaklaşık 150 gündür iç sahada üç puan görmedik. Ve sonunda Buca maçı ile aylar sonra üç puana merhaba dedik. Bu galibiyette en büyük pay şüphesiz bu takımla üç gün birlikte olan ve beraber çalışarak maça hazırlayan Yılmaz hocamıza aittir. En azından bu üç puanı alarak ligde kalma adına önemli bir başarıya imza atmıştır. Bir maçlığına da olsa aldığı görevi başarı ile yapan Yılmaz hocamıza başarılar diliyorum.

 

Öyle bir maç oynadık ki bana göre olmazsa olmaz bir maçtı. Olası bir puan kaybının sıkıntısının nasıl olacağını düşünürsek alınan üç puanın ne kadar değerli olduğunu da anlamak gerekir. Takım üzerinde olan baskı ve stresi maç boyunca gördük. Maçın ilk yarısında yapılan çok pas hatası ile üretken bir yapımız olmadı. Gol yollarında maalesef yine etkisiz bir İskender izledik. Pozisyon bulamadan devreyi tamamladık.

 

İkinci devre tek kelime ile muhteşem bir Adem izledik ki görülmeye değerdi. Bu oyuncumuzun inanılmaz oyunu ve mücadelesi ile takımdaki kıpırdanma diğer oyuncularımıza da etki edince biraz olsun oyunda üstünlüğümüzü hissettirdik. Rakibin üzerine gidince pozisyon yakalamanın zor olmayacağını düşünen takımın galip gelme olasılığı her zaman yüksektir. Bunu sağlayıncapozisyon üretkenliğimizde artmıştır. Maçın sonlarına doğru etkili oyunun semeresini görerek bulduğumuz gol ile futbolcuların üzerinde oluşan baskı ve stres gitmiş oldu. Ve golden sonra oluşan güzel tablo görülmeye değerdi.

 

Zorda olsa gelen bu galibiyete camiamızın ihtiyacı vardı. Şu anda hesaplaşma değil, kenetlenme ve tek yürek olma zamanıdır. Bu sağlamak için el birliği içinde olmalıyız. Futbol oyunun tüm unsurları üzerine düşeni fazlası ile yapmalıdır. Bu maçta önemli bir olaya imza atarak tek tribünde bir araya gelen taraftarlarımızın maç boyunca verdiği büyük desteği de alkışlamak gerekir.

 

Bu güzelliklerin yanı sıra maçın tek yakışmayan olayı maç sonrası kulüp başkanını tribünlere çağırarak destek olan ve alkışlayan taraftarımızın Bolu basınına karşı ağza alınmayacak söylemleridir. Kimse unutmasın ki Bolu basını bu sezon olduğu kadar bu takıma destek olmamıştır. Şu saatten sonra bu tür olayların bir daha yaşanmaması gerekir.

 

Hoca konusunda tercihimizi Engin Korukır’dan yana neden kullandık konusuna girmemizin doğru olmadığını düşünüyorum. Başarısı vardır veya yoktur. Bunu tartışmayalım. Önemli olan kalan 12 maçta bizi bu ligde bırakmasıdır. Bu saatten sonra bizim üzerimizde düşende köstek değil destek olmaktır.

 

İYİ HAFTALAR….