• 1.04.2013 00:00

 

Bir takım ancak bu kadar rezil bir futbol ortaya koyabilir. Bunu sağlayan ve yaptığı yanlış oyuncu değişiklikleri ile maça damgasını vuran Oğuz hocayı kutlamak gerekir. Bu sonuçlara artık alıştık İç sahada yaşanan bu başarısızlığa bir hoca hala çözüm bulamıyorsa suçu kendinde aramalıdır. Kısacası alınan bu neticede sorumlunun hoca olduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Bir tarafta sezon başından beri mali sıkıntıları aşamayan ve bu olumsuzluklar içinde mücadele etmesine rağmen ayakta kalan Karşıyaka takımının yaşadığı bu durumun sahaya yansımadığını hep beraber izledik. Bu takımın her şeye rağmen hala ilk altı mücadelesi vermesini takdir etmek gerekir. Üç puanı hak ederek almıştır. Aynı şartları Boluspor takımı yaşamış olsa acaba kaç futbolcumuzun aynı özveriyi göstereceğini çok merak ediyorum. İki takım arasında maddi anlamda bu kadar fark olmasına rağmen maçı kazanamamak ayıpların en büyüğü olsa gerek.

Maç sonu “takımın direncini arttırmak ve oyunu kontrolümüzde tutmak adına oyuncu değişikleri yaptım” şeklindeki açıklaması da son derece gülünç bir ifadedir. Oyundan çıkan ve oyuna giren oyunculara baktığımızda hocanın takımın direncini nasıl arttırmak istediğini hep beraber gördük.

İkinci yarıya “Abdülaziz’i” oyundan alarak başlamasının izahı olamaz. Bunun adına ancak korkaklık denir. Hataların en büyüğü ise “Alp Ergin’i” oyundan almak olmuştur. Bu şekilde takım direnci nasıl sağlanır? Topu ayağında tutan ve rakip kaleye şut atabilen bir oyuncuyu neden çıkar? Sorusunu hocaya sormak gerekir. Yapılan bu değişiklikte tribünlerin verdiği tepkiyi umarım Oğuz hoca anlamıştır.

Maç kazanmak için doğru ve yerinde hamle yapmak gerekir. Maç boyunca hiçbir organize atağımızın olmaması ve net bir gol pozisyonumuzun olmaması düşündürücü bir olaydır. Bu takımın yeterli derecede çalışmadığını göstermektedir. Bunu maçın sonucu en güzel şeklide gösteriyor.

Bu takım haftalardır kendi sahasın da neden maç kazanamıyor? Bu şeklide nasıl ilk altı’ya gireceğiz? Sorusuna cevap bulamıyoruz. Oğuz hocanın formayı adil davranarak hak edene verdiğine inanmıyorum.“Cafercan’ın” on sekiz kişilik kadroya almayan ve “Emre” gibi bir yeteneği yedek kulübesine mahkûm eden bir anlayış ancak bu kadar olur.

Deplasmanda galip gelerek hedef anlamında havaya giren bir takımımız kendi sahasında başarısız sonuçlar almaya devam ederse ilk altı’ya garanti gözü ile bakan hoca iç sahadaki kalan maçlarda alacağı sonuçları kestirmek çok zor. Bunu sağlayamayan takımın hedefe nasıl ulaşacağını bende çok merak ediyorum.

İYİ HAFTALAR…