EĞİTİM İHTİYACI

  • 13.09.2010 00:00

             Bolu İlinin eğitim alanında fiziki alt yapısının Türkiye ortalamasının üzerinde olması, sınıf mevcutlarının 30’un altında olması, okullarımızın bilgisayar, araç ve gereç yönünden eksiğinin yok denecek kadar az olması, ikili öğretim yapan okulların kalmaması, 16 adet birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulunun kalması, İzzet Baysal Vakfı’nın varlığı ve eğitim yatırımlarındaki büyük desteği, Bilişim Teknolojilerinden tüm okulların yararlanıyor olması ve merkezi sınavlarda il başarısının yükselmesi Bolu’yu eğitim alanında başarılı bir konuma ulaştırması beklenmektedir.      

             Eğitimin bilimsel bir disiplin olması nedeniyle, eğitim sorunlarının sebepleri ve sonuçları da bilimsel süreçler içeren değerlendirmelerle ortaya konulmalıdır. Öyle ki; Bolu ilinde sınav başarısının düşük olmasının nedenini “Patetes”e bile dayandıranlar vardı geçmişte…. Neymiş efendim “çocuklarımız çok patates yiyormuş. Patates çocukları zihinsel uyuşukluğa itiyormuş”. Bu söylemlere ilişkin herhangi bir bilimsel araştırma yapmışlar mı? Bu tezi ileri sürenler acaba bilimsel verilere dayanarak mı konuşuyor?

            Bolu’nun eğitim sorunları gerçekten bilimsel süreçler izlenerek, nedenleriyle birlikte ortaya çıkarılıp, bu nedenler üzerinde çalışma ve projeler üretilerek sorunlar giderilebilir.  Ama ilk önce en büyük hatamız olan amaçların araç, araçların da amaç olarak eğitim sisteminde yer almasını önlemektir. SBS ve YGS… v.b. diye bahsettiğimiz sınavların, 1973 yılında yürürlüğe giren 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda belirtilen Türk Milli Eğitiminin Amaçlarına ulaşmak için birer araç olduğunun farkında olunmalıdır. Biz sınavları bir amaç gibi algılayıp, bütün eğitim hesaplarımızı buna göre yapıyoruz. Bu yanlıştan bir an önce dönmeliyiz. Örnekle açıklamak gerekirse, Bolu’dan İstanbul’a girmek için otobüse biniyorsunuz. Buradaki amacınız İstanbul’a gitmek, aracınız ise otobüs oluyor. Eğer bunlar yer değiştirirse, otobüse binmek amacımız haline gelir ki, nereye gittiğimizin de bir önemi kalmaz. Amaçlar sistemin dümeni gibidir. Dümeni olmayan geminin nereye, nasıl gideceği de belli değildir. Amaçlarımızı ihtiyaçlarımızı gidermek için belirleriz ve ihtiyaçlarımızın giderildiği oranda mutlu ve başarılı sayılırız.

            Çocuklarımız eğitimi öncelikle bir ihtiyaç olarak görebilmelidir. Geleceklerini planlamada eğitimin önemini kavramalıdırlar.   Kırsal kesimdeki öğrencilere uygun öğrenme ortamları sağladığında neden başarılarının ön plana çıktığı araştırılmalıdır. Eğitimi ihtiyaç olarak hissetmek, sadece öğrenciler değil tüm veli ve eğitimden faydalananlar için de geçerlidir. İhtiyaçlarımız karşılandığı oranda mutlu oluruz. İhtiyaçlarımız karşılandığı oranda kendimizi başarılı sayarız. Bu da toplum yapısı ile insan yapısının benzeştiğini ortaya koymaktadır.

            Bizler bugünün büyükleri, bugünün küçükleri yarının büyüklerine “eğitim” kavramını bir ihtiyaç olarak sunamaz isek, geleceğimizi riske atmış oluruz. Eğitimi ihtiyaçlarından biri olarak gören birey, amaçlarını, hedeflerini ve geleceğe ilişkin stratejilerini ona göre belirler. Eğitimi ihtiyaç olarak görmeyen bireyler öğrenmede zorluk çekerler, algıları ve anlamaları düşük olur. “Eğitim, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişmeler meydana getirme sürecidir.” Bu nedenle kendi haline bırakılamayacak kadar önemlidir. İhtiyaçlarımız arasında yer almayan bir eğitim olgusu kültürleşmemizi ve dolayısıyla kalkınmamızı da yavaşlatacaktır.

Mevlana Celaleddin-i Rûmî “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” Der. Karşıdakinin öğrenci olduğunu düşünürsek, ne kadar iyi bir öğretmene, ne kadar kaliteli bir okula, ne kadar iyi amaçlara, ne kadar iyi şartlara sahip olursanız olun, öğrenciniz isteksiz, duyarsız ve algısız olursa, alıcılarını açmaz ise, emekleriniz boşa gider.

Ne yapalım?Eğitimi bir sistem olarak görelim, nedenlerine, sonuçlarına bilimsel süreçlerle yaklaşalım. Hazır ve çok güzel olan amaçlarımızı amaç olarak kullanalım. Araçlarımızı da bu amaca uygun belirleyelim. Eğitim sorunlarımızı bilimsel yöntemin süreçleriyle çözmeye çalışalım. Ihtiyaçlarımız arasına eğitimi de alalım. Sabırlı olalım. Çünkü eğitim sonuçları uzun sürede ortaya çıkan bir süreçtir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • İBRAHİM KARAGÖZ
    İBRAHİM KARAGÖZ
    8.08.2010 21:46

    Eminciğim sen, ben ve başkan birlikte çıksak birde Bolu gezisine ben sürsem arabayı göstersek başkanımıza eksiklikleri...

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız