BİRGİ KÖYÜ İZLENİMLERİM

  • 13.06.2011 00:00

 

Hafta sonu hem İzmir’in sıcağından kurtulmak hem de faklı bir mekân görmek ümidiyle İzmir’in Ödemiş İlçesinin Birgi Köyündeydim… Yolun kenarlarındaki çiçek seraları dikkati çekiciydi… Yaklaşık bir buçuk saat süren yolculuğumuzdan sonra köy tabelasından yaklaşık 5 km dağın yamacına doğru yol aldık. Yolun her iki tarafında sıralanan restore edilmiş eski köy evleri ve sıra sıra eşit aralıklarla dikilmiş aynı cins ağaçlar uzun bir yokuşu süslemişler…

Yokuşun sonunda yol ortasında “Ümmü Sultan” türbesi bizi karşıladı. Hemen yanında Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından 1312 yılında yaptırılan camiide önemli özellikler göze çarpıyor… Tanıtım tabelasında yazdığına göre; “Camii kare planlı olup, 15 sütun üzerine konmuş ahşap tavanı, türkuaz çinili mihrabı ve Muzafferuddin Usta tarafından yapılan mimber, Türk İslam sanatının en güzel örneklerinden olup, hiç çivi ve tutkal kullanılmadan,  geçme (Kündekari) tekniği ile yapılmış ağaç oymacılığının en güzel örneklerindendir.”diyor.  Bir de 700 yıllık duvar saati mimberin yanında önemli bir tarihi değer olarak yer alıyor…   

Camiinin hemen karşısında çınar gölgesindeki köy kahveleri ve dükkânlar bulunuyor. Köyün tam ortasından bir dere geçmekte, adeta köyü ikiye ayırmış durumda… Mahalleler birbirine köprülerle bağlanmış… Köy, arkasını Bozdağa dayamış… Adım başı yapılmış güzel görünümlü çeşmelerden kökez suyu ayarında sular akmakta…

Camiiden çıkıp, köyün içinden geçerek İmam-ı Birgivi Mehmet Bey’in mezar-ı şerifini ziyaret ettik. Bildiğimiz türbelerden farklıydı… Mezarın yalnızca üstü kapalı, kenarları açık durumda ve demir parmaklıklarla çevriliydi. Aradaki yaklaşık bir buçuk kilometrelik yolu eğer fotoğraf çekme tutkunuz varsa yürüyerek geçmenizi tavsiye ederim. Köy evleri tavan süslemeleri, sundurmaları ile mükemmel… Hele sokaklar fotoğrafçılar için bulunmaz özellikte…

İmam-ı Birgivi Mehmet Bey, Yavuz Sultan Selim’in vaizliğini yapmış, kadılık yapmış, tefsir çalışmaları yapmış ve Vezir-i Azam Mehmet Paşa ile birlikte çalışmış bir âlim olarak görülüyor. Ayrıca Topkapı sarayından alınan bilgilere dayanan tabelasında Nakşibendi Tarikatına mensup olduğunu belirtmektedir.

Birgi köyünde görülmesi gereken yerden birisi de “Çakırağa Konağı”dır. 1837 yılında yapılan konak Ege Bölgesinin ender konakları arasında yer aldığı söylenmektedir. 1995 yılında esaslı onarımdan geçirildikten sonra ziyaretçilere açılmış. Özellikle konağın üst katındaki tavan süslemeleri etkileyici görünmekte...   Bahçesinde de değişik süs ve meyve ağaçları mevcut… Benim dikkatimi çeken ise yenidünya meyvesi veren ağaçtı…

Yine başka bir mahallesinde ise, “Dervişağa Medresesi”  ve karşısındaki tarihi hamam ile su kemerleri görülmeye değer eserler… Öyle ki, Birgi’nin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına dayanıyor… Zamanında Aydınoğulları Beyliğinin başkentliğini yapmış…

Köydeki insanlarla mutlaka sohbet etmelisiniz. Hatta bu sohbeti köy kahvelerinden birinde yapmalısınız ki, insanlarının tatlılığını ve sevecenliğini daha iyi görebilesiniz.  Dönerken Ayşe Teyze’nin patateslerinden almayı da ihmal etmeyin…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız