• 16.06.2022 19:32

Kelimeler tohum gibidir.

Nasıl eker,

Nasıl sular,

Nasıl bakar,

Nasıl biçer’Sen o derece güzel cümleler çıkar kalplerimizden.

Kalbimiz mecazen toprağımızdır.

Berekettir, sabırdır, şükürdür, kanaattir..

Diken de, çiçek de, yılan da, kuş da, aslan da, tilki de oradan hayat bulur.

Bir de şu’dur

Kalbine eker, kalbini sularsan yeşerir, kalbini ne ile beslersen orada o yetişir…

XXX

Hayat bazen tersine mi akıyor bilmiyorum.

Hayvanlar insanlardan, insanlar hayvanlardan rol çalmaya başlamadı mı sizce?

Ayı, tilki, kurt, çakal fotoğrafları gazetelerde boy boy..

Şehre, kasabaya indikleri, bağı bahçeyi sahiplendikleri, çöp kutularını devirdiklerihaberleri sıradan olmaya başladı.

Daha dün bi güvercin bisiklet yolunda yolumu kesti, kanadı yüzümü silme geçti.

Bi karga, caddeye havadan bırakıp, kaldırıma çarpınca dağılan cevizin içini topluyordu.

Bi genç bankta kaykılmış, bir diğeri poposu dururken, adeta sırtına oturmuştu.

Bir ergen, üzerine atacağı diğer bacağını arıyordu…

Cebinden cebini çıkardı; kilidini açtı, parmaklarıyla ekrana bir şeyler çizdi…

Bacağı geri gelmiş; nargilesini çoktan içine çekmişti.

ATM’de bir yaşlı parasını, cami avlusundaki hacım tespihini çekiyordu.

İzzet Baysal’da bakışlarını kaçırıp tövbesiniçeken çekeneydi..

Ananemin kocaman sözlerine buz gibi dolu yağıyordu.

XXX

Elimden dizeler, dilimden heceler dökülmüş, üstüm başım harf olmuştu...

Yazın ortası sonbahar gibiydi.

- Şaşırdıklarım, göz göz tomurcuk olmuş, yakındır kanatlarını açması çiçeklerinin...
- Bi şaşkın şaşı, gez göz arpacık yapıyor günebakanlara..
- Tilki insanlığına soyunmuş, karga ağzıyla peynirini tutuyor.
- Karınca, kararınca yürüyor. Tavşan tazısını kovalıyor.
- Şaşırıyorum!
- Kaldığım yerden, beynimin söküklerini dikiyorum.

XXX

Mengen Kaymakamı Ekrem Ender ErgünBeyefendinin Gökçesu ziyareti sırasında bir çocukla çekilmiş fotoğrafını gördüm.

Spor salonu açılışında yan yana gelmişler..

Müthiş bir buluşma ve kavuşma olmuş.

Bu fotoğrafların artması, çocukların gönüllerinin göğe ermesi lazım…

Fotoğrafı çok has ve halisti.

Sosyal medya hesabımda şöyle yazıp paylaştım..

- Bi sarılı kol, bi huzura yaslanış bikucak tebessüm!
- Mengen Kaymakamı Sayın Ekrem Ender Ergün
- Bu delikanlı da bi güzel okur, bi güzel adam olur inşallah”

XXX

O diil de galiba şu!!!

"Benim sadık yârim kara topraktır" mottosunu önce bi ezberimize almamız lazım; o mühim..

Mustafa Kutlu üstadın dediği gibi,

Toprağa dönmeli, aza kanaat etmeli; varlığa şükür, yokluğa sabır demeli,

Ahlâk da, ekonominin önüne geçirmeliyiz?

Zira ahlaki açlık asla doymak bilmeyecek.

XXX

Artan hayat pahalılığına karşı Alman Devleti, Enerji ve Su Tasarrufu önerilerinde bulunmuş

- Duşta kısa kalın,
- Yemeği kısık ateşte pişirin,
- Tencerenin kapağını kapalı tutun,
- Pazar günleri araba ile dışarı çıkmayın,
- Gece ek ışıkları yakmayın.”

Şunlar Türkiye’de söylense kıyamet kopar” diye bi not düşmüş takipçim.

Haksız da sayılmaz…

XXX

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün,ün övündüğü restorasyon mucizesi dediği mevzu tam bir yüz karası bence..

Tarihi Çeşmeköy Camii adeta eski Meksika kilisesine dönmüş.

Derzler dolgu yapılmış, taş ve dokular sıva ile kapanmış..Bi de kireçli badana geçmişler

Tarihi mirası böylece yok etmişler.

Yazık çok yazık..

İşleri tarih ağaç tabiat olmadığı o kadar belli ki..  

Oysa dertleri başka; ele güne karşı ele benzemek için her yolu mübahsaymıyorlar mı?

Bu beni fazlasıyla ürkütüyor.

XXX

Annemin ölüm yıl dönümünde;

- "Hangimiz akşam olsun? Hangimiz hazırlasın çayı?  
- Hangimiz okusun onun uzattığı şiiri? Ağlamak kesin olarak gerekiyor.
- De bana, hangimiz ağlasın? Hangimiz akşam olsun? Hangimiz kaldırsın yağmuru dansa?
- Koyup koyup gidiyorsunuz da ne oluyor? Bunca yalnızlığı hangi çuvala doldurup saklayabilir insan?
- Sen benden erken öldün, bilirsin, de bana:
- Boşuna mı bir çiçeğin kollarını iki yana açıp besmele çekmeyi denemesi?" diye yazmıştım…

Tüm annelere rahmet, evlatlarına sabırlar diliyorum…