MENGEN’İN ARNAVUT BOLU’NUN YAYA KALDIRIMLARI

  • 11.06.2022 10:26

Arnavut kaldırımlarını severim.

Mengen’deki evimizin önünden geçen sokak, 60 yılı aşan bir maziye sahip Arnavut kaldırımı ile döşeliydi.  

Mengen’in en eski sokaklarından biriydi ve Zonguldak Caddesinden sonra kasabamızın en mühim ikinci girişiydi.  

Rahmetli Hacı Sabri’nin meşhur hanı hemen bu sokağın başındaydı.

Arnavut kaldırımlı Dirgine sokak kapımızın önünden, İstanbul’un o meşhur sokaklarında nam olmuş kaldırımlara nazire yaparcasına Zonguldak Caddesine kadar uzanırdı.

Üzerinde dönen otomobil lastiklerinin çıkardığı ses tınısına güfteler yazar ürkek serçelerin koyu gri renkli taşlara konuşlarına meftun olurdum.

Arnavut kaldırımları tozmazdı, su tutmazdı, tamiri ve imarı kolaydı.

Asfalt bulunmadan, fabrika ayarlı karolar henüz icat edilmemişken, yollar Arnavut taşları ile döşenir, sular patlağında kolayca sökülür ve hemen tamir edilirdi.

Mengen’deki evimizin bulunduğu sokak 1948 den beri Arnavut kaldırımı ile kaplıydı.  

Bir gün belediye başkanı rahmetli Osman Bey tüm ısrarlarıma rağmen Mengen’de bir tek bizim sokakta kalan müzelik kaldırımları, yapıldığı günden 64 yıl sonra hiç bi sebep yokken, gerek de yokken 2012 yılında söküp atmış, yerine asfalt atacağım diyerek sokağı öksüz bırakmıştı.

O sıralar en uygun en düzgün ve yürünebilir, gidilebilir tek sokaktı belki de..

Tarihi manada Mengen’in ilk belediye başkanı tarafından düşünülmüş nostaljik değeri yüksek, zemin olarak en kıymetli Arnavut kaldırım taşları traktörlere yüklendi, bir çoğu toprağın, bir çoğu mucur asfaltın altında kayboldu gitti..

Çocukluğumun gençliğimin ve her bir hikayemin sokak şahidi  son Arnavut taşları da böylece tarih oldu.

Hala neden söküldü, neden o düzgün yol şimdiki berbat haline getirildi bilgim yok.

Kırılan kolum yen içinde kalmış, gözyaşlarım genzime kadar akmıştı..

Hayatımda yaşadığım mühim travmalardan biriydi şüphesiz.

Neden söküldü, ne akla hizmetle o şekilde bırakıldı bilmiyorum.

Sormadım, üstüne varmadım. Açıklama zahmetinde de kimse bulunmadı..

O sokak, o cadde şimdi delik deşik, bakımsız..Allah’a emanet ve kimsesiz.

Yolu yoksul, tarihi dokusu fosil olmuş vaziyette..

Bahsettiğim sokak, şimdiki adıyla Erhan Gürsoy Caddesi.

İki dönem Anavatan Partisinden Belediye Başkanlığı yapmış abimin ismi verilen Erhan Gürsoy caddesinden bahsediyorum.

Şimdi o cadde bakımsız, yarısı toprak, yarısı mucur,çukur, yarısı suni taştan parke kaplı.

64 yıllık Arnavut kaldırım taşları ne oldu; o tarihi taşlar nereye atıldı nerede kullanıldı bilmiyorum..

Bilmek de istemiyorum ama yerlerinde yeller esiyor…

Yolun yarısı Allah’a emanet, yarısı toprağa, diğer yarısı sana bana…

Erhan Gürsoy Caddesi, kaybettirilen itibarını bekliyor.

Şimdiki Belediye Başkanı Turan Bulut; bu sokaktan geçti mi bilmiyorum.  

Geçmiş/görmüş olsaydı; Erhan Gürsoy caddesini abat ederdi diye aklımdan geçirmiyor değilim.

Zira abim Erhan Gürsoy; Sayın Turan Bulut’u ve Eyüp Beşli’yi sever, üzerlerine titrer, onlara ayrı biözen gösterirdi.

O diil de!!

Babam Şaban Gürsoy, Abim Erhan Gürsoy, Annem Esmehan Gürsoy’da o Arnavut kaldırımlı sokağımıza çok özenir ve severlerdi.

Yola dair bir hikayemiz bir saygımız vardı.

Rahmetli Osman Beyin kaldırın gitsin dediği kaldırımları diyorum..

Kaldırımların sökülüşü aklımdan çıkmayacak gibi..

Yıllara sarih her biri ile tek tek arkadaş olduğum kaldırım taşları benim için tarihi sit alanı gibiydi.

Yazık oldu..

Erhan Gürsoy caddesinin o bakımsız Arnavut kaldırımsız haline üzülüyorum..

Babam rahmetli Şaban Gürsoy,

Abim rahmetli Ergan Gürsoy,

Annem rahmetli Esmehan Gürsoy…

Eski Dirgine sokağın, şimdiki Erhan Gürsoy caddesinin Arnavut kaldırımı ile tekrar kaplanmasını mutlaka isterlerdi.

Turan Bulut Başkan da onların bu isteğine kayıtsız kalmazdı diye düşünüyor, samimiyetini de görmek istiyorum…

XXX

Hattat Emin Barın Caddesinde bir iki hafta önce hummalı bir çalışma başlamıştı.

Kaldırımlar sökülmeye başlanmış,

Kazma, küreksiz; insan güçsüz; makine güçlü marifeti ile kaldırımlar kazım kazım kazılmıştı.

Önceki kaldırımların nes’i vardı bilmiyorum da…

Bu yeni döşenen kaldırımların durumu, ahvali, dizilişi çok su götürecek gibi duruyor.

Onu diyorum..

Bir de şunu diyorum..

İki kaldırım taşı arasına illâ su terazisi koyun; bihizada dursun/olsun demiyorum da!!!

Göz  var izan var.

Bunun üzerinde yürünecek; biraz olsun özenelim diye neden kafa yorulmaz neden dikkat çekilmez.

Ayağını yerden fazla alamayan bir yaşlıya çelme, engelli bir vatandaşa engel olur bu döşenen karolar.

Çocuk arabası haldır huldu, çocuklar huzursuz olur…

Ya ne olmuş!!!

Çocuk arabasının kolunda kaldırımların seviyesiz konumundan kaynaklı titreşim masaj yerine geçer diyenin de kalbini kırarım..

Bunu yapan/yaptıran, kişi/kişiler

Kaldırım taşına takılır, yüzü koyun kapaklanabilir, başı gözü yarılır diye bi tahminde bulunmaz..

O öyle döşenmez! denmez.

Belediye Başkanı camdan aleyhine yapılan bir nümayişe ve atılan sloganlara el çırpıp oynayacağına…

İş güç edinsin bahse konu kaldırımlar üzerinde biyürüsün, bi elini kolunu sallasın; ne oluyoruz desin de bi görelim.

Ağaçların dibine atılan kireç karışımlı betonları,kaldırımın altına gömülen lögar kapaklarını, muvazenesiz yerleştirilmiş karo taşları bi eşelesin..

Bakalım altından ne çıkacak…

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Nöbetçi Eczaneler

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız