KAVİMLERİN HELAKI

  • 15.03.2011 00:00

 

        Geçmiş zamanlarda yaşamış olan kavimler peygamberlerini dinlemeyip ilahi buyruklara sırt çevirip sapıtıp azgınlaşınca, nasihatleri kâr etmeyince Cenabı Hak bunları çeşitli azaplarla cezalandırdığını Kur’an-ı Kerim bizlere haber vermektedir. Peygamberlerimizden önce yaşamış olan milletlere gelen cezalar umumi olurdu, ancak mevzi ve bölgesel cezalar hep varola geldi. Demek ki ortada bir suç varise elbette ki bunun bir karşılığı olan cezada olacaktır. Bir beyitte şöyle bir ifade vardır;

Haşa zulmeylemez kuluna Hudası,

Herkesin çektiği kendi belası.

 Yapılan kötü fiillerin bir dünyevi, birde uhrevi cezası vardır. Bazı kötü işlerimizin cezası dünyada değil de ahirete kaldığı olur. Müslüman yaptığı kötü işlerin hemen tövbesini yapıp ahirete bırakmaması lazımdır. Zira ahiretin azabı daha şiddetlidir. Geçmişte helak olan kavimlerin suçlarına karşılık helak nedenlerini Kur’anın ışığında bir kaçının zikredelim.

 

Nuh Kavmi:

 

—Nahl suresi ayet. 25 (Bunlar günahları yüzünden suda boğuldular, ardından ateşe sokuldular ve o zaman Allah’a karşı yardımcılarda bulamadılar.)      

        Meryem suresi ayet. 59 (Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar, nefislerin arzularına uydular.   Bu yüzden ileride saptıklarının bir karşılığı olarak Tufan ile cezalandırıldılar.

 

Lut Kavmi:

 

Ankebut suresi ayet.28 (Lut’u da (gönderdik). O, kavmine demişti ki: gerçekten siz, daha önce hiç (Bir milletin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz!)Ankebut suresi ayet. 34 “Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci)bir azap indireceğiz.) Tefsinlerdeki izaha göre (bu nişane, helak edilenlerle ilgili hikâyeler, harap olan yurtlarının kalıntıları, gökten yağdırılan taşlar, kapkara akan nehirler şeklinde Sodom, Gomore şerhlerin helakını anlatır.” Ve ayetin devamında (fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalıyı verdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

        Bu olay deprem ve Cebrail as.’ ın kalplere ürküntü veren bağrışı (sayha) şeklinde Tefsir edilmiştir.(Suçları homoseksüellikleridir.)

 

ŞUAYP as. Kavmi:

 

—Ankebut suresi ayet 36–37 (Medyen’ede kardeşleri Şuayp’ı gönderdik ve Şuayp: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, ahiret gününü umut bağlayın, yeryüzünde bozgunluk yaparak karşılık çıkarmayın! Dedi. Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken kendilerini bir sarsıntı yakalıyı verdi

.

AD ve SEMUD KAVMİ:

 

Ankebut suresi 38.ayet:

(Ad ve Semud’u da (helak ettik.)Sizin için (onların başına neler geldiği)oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görecek durumdaydılar.)

 

 

KARUN, FİRAVUN, HAMAN

 

Ankebut 39–40

— (Karun’a, Firavn’a, Haman’ı da (helak ettik).

And olsun ki, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.)

        (Nitekim onlardan her birinin (günahı)sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine Taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimine korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de su da boğduk, Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.)

 

        Enam suresi 70.ayette şöyle denir:

—Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir toprağa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felakete düçar olmaması için Kur’an ile nasihat et. O nefsi için Allah’tan başka ne dost vardır. Ne de şefaatçi. O, bütün varını fidye olarak verse yinede ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları(günahları yüzünden) helake sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır. (Elmalı tefsirinde: bu ayetin kimlere hitap ettiği sorusunun cevap mahiyetinde şöyle der:

“ Yani dünya hayatına dalıp din işlerini keyf’ü hevalarına göre eğlence ve oyun kabilinden tutanlar veya din namına eğlence ve oyun gibi gönül eğlendirip aldatmaktan başka faydası olmayan şeylere tutunanları veya dini, dünyevi amaçları için oyuncak, eğlence ittihaz edenleri velhasıl dinleri oyuncaktan ibaret olan ve dini oyuncak addedenleri terk et, bunlarla birlikte olma ve onlara karışma.”)

—Demek ki, çıkar ilişkisi, plan, iş ve amaçları Ahiret düşüncesinin önüne geçmiş bulunan herkes bu ayetin hitap kapsamına girer diyebiliriz.

 

Çok İbretli Bir Hadis

Et terğip, terhip c.4.s.410 da peygamberimiz işlenen suçlara verilen cezaları özetle şöyle ifade buyurmaktadır.

        Bir toplumda fuhşiyyat (zina) yaygınlaşırsa daha önce görülmemiş Taun (iç hastalıkları, kanser kolera gibi hastalık ve belalar yaygınlaşır.

        Bir toplumda zekât verilmezse gökten yağmur yağmaz hayvanlar olmasa idi Allah yağmur yağdırmazdı.

        Bir toplumda ölçü ve tartıya dikkat edilmezse yöneticilerin baskısı ve zulmü ile ve geçim sıkıntısı ile karşılaşırlar.

        Bir toplum ilahi konumlar ile yönetilmezse, Allah o topluma düşmanlarını musallat eder, kazançlarının büyük bir kısmına el koydurur.

        Bir toplum Allah’ın kitabını ve nebilerinin sünnetlerini Atıl hale getirirse Allah o topluma belalarını içlerinden buldurur. Mesela terör gibi.(Ahmed ve İbni mace)

        Özetleyecek olursak nerde bir suç varsa cezası da var demektir. Şuurlu bir mümin suç işlerse tövbe eder cezayı ahirete bırakmaz.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Nöbetçi Eczaneler

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız