Medenileşme

  • 12.03.2024 17:43

Şehirler aslında bizim en önemli medeniyet alanlarımızdır tarihsel olarak inanç değerlerimize baktığımızda aslında bizler Yesribi, medineleştiren bir inancın, geleneğin ve kültürün temsilcileriyizdir. Yesrib nasıl ki tüm kılcal damarlarına kadar kültürden, sosyal hayata, eğitimden, ekonomiye kadar birçokalanda medenileşmiş ve bu durumda da medineleştirilmiştir.

Tarihten aldığımız ilham ve inançla bizlerde yaşadığımız coğrafyanın sadece bir kader olmadığını külli ve cüzi irade ile bizlere de düşen birtakım sorumluluklar olduğunu bilmeli ve bu kutlu uğurda çaba sarf etmeliyiz. Şehirlerin gelişmesinin sosyal, siyasal iktisadi ve içtimai tüm alanlar ile önemli bir muhteva olduğunu söylemeliyiz. Tabi bu hususlarla ilgili şehrin ileri gelenleri yöneticileri, idarecileri, kanaat önderlerive toplumun her kesiminin mecburi ve gönüllü birtakım sorumlulukları söz konusudur. Önümüzdeki süreçlerde bir yerel yönetimler seçimi olacak bu seçimler demokrasimizin,çok kültürlülüğümüzün birlikte yaşama sorumluluğumuzun bir parçası olacak ve böyle olmaya da devam edecektir.

Bu seçimler diğer her seçimlerde olduğu gibi salt bir yerel ve siyasal seçimler değildir. Bu seçimler kişisel isimlerden ziyade cüzi iradelerimizin bir parçası olarak şehirlerin medineleşmesiile yesribleşmesi arasında gidip gelen bir seçim anlayışı olacaktır. Kültürel ve sanatsal anlamda tarihimiz, değerlerimiz ve kodlarımıza uygun hareket edilecek, popülizm, nepotizm, oportünizm ve benzeri her türlü izimlerden ari olarak seçileceklerin Şehr’ül-Emin sıfatına haiz ve bu sıfatların gerekliliğini yerine getirebilecek 81 vilayetimizin tamamında,kadim şehirlerimiz ve kültürel miraslarımızın korunabileceği ve koruyabilecek, üretim, istihdam, daha rahat nefes alınabilecek ortamlar, güvenli ve dirençli şehirler olacak bir yönetim anlayışı ile yönetilecek kadroların iş başına getirilmesi ve bu işlerin de yalnız bir kişinin omuzlarında değil bir ekip ruhu ile aynı cümleleri değil, aynı duygularıpaylaşan, aynı düşünce felsefesine hakim ve bu değerler ile doğrudan hakikat penceresine bakabilen, laf kalabalığı değil, eylem ve hareket ortaya koyabileceklerle yol yürünmesi hakikatini de göz ardı etmemeliyiz. Eskilerin ifadesi ile ‘’Evvel refîk ba'del-tarîk’’ Yani önce yoldaş, sonra yol. Kim olduğunuz kadar kimlerle yol yürüdüğünüz de ulaşacağınız menzil açısından önemlidir.

Hiçbir yönetici unutmamalıdır ki nereye gittiğinden ziyade kimlerle gittiği ve kimleri yetkilendirdiği de üzerlerine önemli bir sorumluluk yüklemektedir. İçinde bulunmuş olduğumuz bu dönemlerde şehirlerin aldatıcı ışıltıları değil hakkı ve hakikati kaynağından alan ve kaynağı sonsuzluk olan o ışıltılarla buluşturmak artıkbizim mecburi görevlerimiz arasındadır. Bölünüp parçalanmadan, vahdeti merkezimize almalı ve o ipe sımsıkı sarılmalıyız, zira kaybedilecek ne bir zamanımız ne bir anımızne de bir değerimiz vardır.

Hz.  İbrahim(a.s.)’in ateşine su taşıyan karınca misali çaba, gayret ve çalışma bizden, başarı, zafer ve muvaffakiyet Rabbimizdendir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız