CUMHUR İTTİFAKI, BEKA DAVASI ve ABD’NİN ORTADOĞU POLİTİKASI

  • 7.02.2019

 

     

     Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’in bekasını ön planda tutarak dünyanın en büyük enerji yataklarına sahip olan Ortadoğu ülkelerinin haritalarını 20. Yüzyılın ortalarından bu yana değiştirmektedir. 1990 yılında Körfez savaşında, Irak’ta konuşlandırdığı askeri varlığını 2003 yılından bu yana daha da yoğunlaştırmıştır. Amerika Birleşik Devletlerinin amacı Ortadoğu bölgesindeki etnik yapıyı karıştırmak ve ülke yönetimlerini güçsüz hale getirerek, hem İsrail’i korumak hem de enerji kaynaklarını kendi çıkarlarına uygun olarak işletmektir.

     ABD düşünce kuruluşları 1980 yılından itibaren Ortadoğu ülkelerinde etnik yapıya dönük çok sayıda azınlıklar üzerinde çalışmış olan bilim adamlarını, azınlık liderlerini kendi ülkelerinde ağırlamış, konferanslar verdirmiş, yayınlar yapmıştır. Bu yayınların bir kısmı da bizim ülkemizde basılı hale getirilmiştir. Bu eserlerin en önemlileri Prof. Dr. Paul Kennedy’nin kaleme alıp bizim ülkemizde T. İş Bankası’nın yayınlanmış olduğu “21. Yüzyıla Hazırlanırken”, Sabah yayıncılık tarafından yayınlanan “Satranç Tahtası” isimli kitaplardır.

     ABD Körfez savaşı sonrası 1992-2003 arasında Kuzey Irak Kürt Bölgesi’ni devlet olma yolunda koruma ve kollamaya almış, Ortadoğu coğrafyasının haritasını, yeniden şekillendirme yönünde fiili adımlar atmaya başlamıştır. Türkiye’nin yanı başındaki 36.-33. Paraleldeki yerleri uçuşa yasak bölge ilan etmiş, Irak devletini 3 parçaya ayırmış, bölgenin etnik yapısını ön plana çıkararak yeni bir devletin kurulmasının önünü açmıştır. Ortadoğu ülkelerindeki demokratik olmayan yönetimlerin zafiyetlerinden istifade ederek, 2010 yılından itibaren “Arap Baharı” teranesi ile ülke yönetimlerini yeniden kendi emellerine göre şekillendirmiştir.

     Cezayir, Tunus, Fas’tan başlayan Mısır ve Suriye’ye sıçrayan ayaklanmalar, İslam dünyasında çatışmaları zirveye çıkarmış, milyonlarca Müslüman Amerika’nın planlarına kurban edilmiştir. Ülkemizde ise 2010 yılından 15 Temmuz 2016 yılına kadar FETÖ’nün sinsi planları ve ayaklanması “Arap Baharı” denen ABD stratejisinin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. ABD Türkiye’de yapmak istediği hükümet değişikliğini yapamayınca, Suriye’de yürüttüğü iç savaş projesinin hedefini ülkemize dönük hale getirme yönünde yeni planlamalara girişmiştir.

     1990 yılından itibaren Irak’ın kuzeyinde oluşturulmuş olan Kürt Özerk Bölgesi, 2010 yılından bu yana Suriye iç savaşı ile bu ülkenin kuzey doğusunda oluşturulmaya çalışılan Suriye Özerk Kürt Bölgesi, Ortadoğu haritasının yeniden çizilmisine dönük ABD planıdır. ABD kendi yarattığı DEAŞ terör örgütü ile savaşıyorum yalanı ile PYD/PKK güçlerine 4700 tır dolusu silahı Suriye’ye yığmıştır. ABD sınırımızın yanı başında 80 bin PKK’lı militanı eğitmiş ve Türkiye’den toprak koparma planını devreye sokmuştur.

     ABD sınırımızın yanı başında terör örgütü aracılığı ile Hatay ilimizi de içine alan terör koridorunu Akdeniz’e açmayı planlamış, Devletimizin yürüttüğü Fırat Kalkanı ve Afrin Zeytin Dalı harekatı ile bu plan suya düşürülmüştür.

     ABD’nin ülkemizde oynamak istediği oyun Kuzey Irak’ta oluşturulan Özerk Kürt Yönetimi, Suriye’de oluşturulmaya çalışılan Özerk Kürt Yönetimlerine, Güneydoğu Anadolu Bölgemizde bazı illerin katılması ile bir Kürt Devleti kurdurmaktır.

     Türkiye 2010 yılından bu yana ABD’nin ülkemizde oynamak istediği oyunları bozma ile uğraşmaktadır. Türkiye’nin sağduyulu insanları 2011, 2014, 2015, 2017, 2018 yılı referandum ve seçimlerinde yapmış olduğu tercih ile dış güçlerin oyununu bozmuştur. 31 Mart tarihinde yapılacak Mahalli Seçimlerde de aynı sağduyu ile ülkemizde oynanmak istenen oyun bozulacaktır.

     Güney sınırlarımızdaki enerji ve su kaynaklarının bulunduğu yerde ABD’nin kurmuş olduğu 25 askeri üs, 4700 tır ile sevk edilen ağır askeri silah ve eğitilmiş 80 bin PKK militanı Türkiye’nin güçsüz hale gelmesini beklemektedir. 1985 yılından bu yana ülkemizde terör estiren bu bölücü örgütün ABD destekli hale gelmesi beka değil de acaba nedir. CHP Genel Başkanı ve yandaşlarına bunu sormak gerekmektedir. ABD Türkiye’den toprak koparma planını bir yana bırakmalı ve ülke yönetimimize sopa salmadan vazgeçmeli ve kendisine çeki düzen vermelidir.

     Türkiye halkı, 31 Mart seçimlerinde ABD’nin planlarını bozacaktır. Türk milleti Birinci Dünya Savaşında üç kıta da yedi düvele karşı mücadele vermiş, Anadolu topraklarını kanı ile sulamıştır. Bu milleti hizaya getirmek, bu millete sopa sallamak ABD’nin haddi değildir.

     Beka davasını ortaya atmış olan MHP lideri Devlet Bahçeli, ülkemizin yetiştirdiği önemli bir devlet adamıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız 2002 yılından bu yana darbelerle, FETÖ’nün sinsi planları ve Ayaklanması ile başa çıkmış, Fırat Kalkanı ve Afrin Zeytin Dalı Hareketine karar vermiş ve uygulamış Türkiye’nin yetiştirdiği önemli bir devlet adamımızdır. Beka davasını savunan cumhur ittifakı, 31 Mart tarihinden sonra ortaya çıkabilecek olası kaosu önleme çabaları olarak ortaya konmaktadır. Seçimlerde sözüm ona Millet İttifakının çıkarmaya çalıştığı kaos, Güneydoğu bölgemizde 7 Haziran tarihinden sonra ortaya çıkmış olan hendekler ve ABD destekli PKK militanlarının ülkemizde yapabilecekleri provokasyonların habercisi olacaktır.   

     Hatay, Kilis, Gaziantep, Urfa, Mardin, Hakkari illerinde yaşayan vatandaşlarımız bu konuyu öncelikli olarak idrak etmekte, sınırlarımızda oluşacak saldırılara karşılık verecek milli şuura sahiptir. Allah şer güçlerden devletimizi ve milletimizi korusun. 


Dr. Hasan LÖK

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Öğretim Üyesi            

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.