24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ve BAŞKANLIK SİSTEMİ SERÜVENİ

  • 26.07.2018

   

     Türk milleti Orta Asya’dan başlayarak Dünyanın çeşitli coğrafyalarında çok sayıda devlet kurmuş dünya toplulukları içerisinde onurlu bir topluluk olarak tarih sahnesinde yerini almıştır.  Milletimiz mazlum halklara, ihtiyacı olan topluluklara tarihin her safhasında sahip çıkmış, onlara el uzatarak yanında olmuş bir ulustur.

     Tarihin her döneminde kurulmuş olan Türk Devletlerin başında hakan, hükümdar, padişah isimleri ile hep Başkanlar bulunmuştur. Türk devletlerinin başkanlarını danışma heyetleri, sadrazamlar vb isimlerle kurumsal yapıları olan örgütler yönlendirmiştir. Türk devletleri başkanlar sayesinde 3 coğrafya’da hüküm süren imparatorluklar kurmuştur.

     Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmaya yüz tuttuğu 1920 yılında Ankara’da kurulmuş olan Büyük Millet Meclisinin inşası sonrası 1923 yılında hayata geçirilmiştir. Büyük Atatürk devletimizin kuruluşundan itibaren ölümüne kadar Cumhurbaşkanı ismi ile Devlet Başkanlığı görevini yürütmüştür.

     27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile devlet sistemimiz yeniden şekillendirilerek yasama organı millet meclisi ve senato olarak işlev görmeye başlamıştır. Meclis çatısı altındaki Cumhuriyet Senatosu, seçilmiş-atanmış-kontenjan senatörlerinden oluşturulmuş ve yasama ucube bir hale getirilmiştir. 1960 darbe anayasasının getirmiş olduğu bu ucube meclisimizi ne yazık ki 12 Eylül 1980 askeri darbesi düzeltebilmiştir. 1960-1980 yılları arasında Milletimizin seçtiği Millet Meclisi üyelerinin ülkemiz için yapmış olduğu hukuki düzenlemeler, Cumhuriyet Senatosundaki tabi ve atanmış senatörler tarafından reddet edilerek veya düzeltilmesi istenerek defalarca tekrar millet meclisine gönderilmiş ve yürütme tıkanmıştır. 1969 yılından itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili ve MHP Genel Başkanı olan Alparslan Türkeş Milli Birlik Komitesince hazırlattırılarak çıkarılmış olan Anayasa, Ucube Cumhuriyet Senatosu vb düzenlemelere vefat edinceye kadar karşı çıkmıştır. Ülkücü hareketin ana kaynağını oluşturan ve rahmetli Türkeş’in kaleme aldığı TEMEL GÖRÜŞLER adlı kitapta Devlet Başkanlığı sistemi savunulmuştur.

     Yürütmeyi çalıştırmayan Senato, darbeci Milli Birlik Komitesinin örgütlediği ve güdümüne aldığı yüksek yargı organları, 21. Yüzyılın başına kadar demokrasi havariliği yaparak ülkemizin kalkınmasına balta vurmuşlardır. Milletin hayırına meclisten çıkarılmış olan yasalar, yürütme ile ilgili düzenlemeler sol zihniyete mensup yargı organlarınca engellenmiş, devletin başındaki sembolik yetkilere sahip Cumhurbaşkanlarınca da bu durum seyir edilmiştir.

     1960 ihtilal anayasası, ülkemizin 50-60 yıllık döneminde darbelere yol açmış, seçilmiş iktidarlar yönetimlerden çeşitli defalar indirilmiştir. Bu darbe anayasası yamalı bohçalı koalisyonları iktidarlara taşımış, anarşi, kavga, krizler peşi peşine birbirini izlemiş, ekonomik kalkınmamız, dünya milletleri arasındaki haklı yerimize, ülkemizi taşımamıza engel olmuştur.

     Cennet mekan Alparslan Türkeş dışında Turgut Özal, Süleyman Demirel gibi devlet adamlarımız ülkemizin kalkınmış ülkeler arasında yerini alması için sistemin değiştirilmesini ve başkanlık sistemini defalarca savunmuşlardır. Ülkemizin bu üç önemli lideri maalesef hayatlarında savundukları Başkanlık sistemini göremeden bu dünyadan ayrılmışlardır.

     Alparslan Türkeş’in yanında yetişmiş olan MHP lideri Devlet Bahçeli 15 Temmuz 2016 başarısız FETÖ darbesi sonrası ülkemize biçilmiş olan kefeni görmüş ve ülkemizin bölünmesinin önüne geçmek üzere Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’a sistem değişikliği önermiştir. Yönetim sistemimizin değiştirilmesine dönük Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi MHP oyları ile Meclis’ten geçerek 16 Nisan 2017 referandumunda milletimizin büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan erken Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti devletinde ilk seçilen Devlet Başkanı olmuştur.

     Başkanlık sistemi son 50-60 yıldan bu yana ülkemizdeki çok sayıda yönetim krizlerini ortadan kaldıracak, krizlerden nemalanan cuntacıların darbelerine geçit vermeyecektir. Çok başlı yönetimden tek başlı yönetime, istikrarsız siyaset ve hükümet sisteminden istikrarlı meclis ve hükümet sistemine geçişi sağlayacaktır. Yürütme ile ilgili kararların süratli bir şekilde alınmasına, Millet Meclisimizin yürütmeyi etkin kontrol etmesinin yolunu açacaktır.

     Ortadoğu coğrafyasında ülkemize tehdit olan terör örgütlerinin belini kıracak olan bu sistem aynı zamanda ülkemiz üzerinde emelleri olan yabancı gizli servis elemanlarının emellerini suya düşürecektir. Bu yeni hükümet ve Başkanlık Sisteminin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum.

     Tüm okuyucularımızın Kurban Bayramını kutluyor, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.                   


Dr. Hasan Lök

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Öğretim Üyesi  

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.