• 26.07.2018 00:00

 

     Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı(TİKA), 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının hemen sonrası kurulmuş bir devlet kurumumuzdur. Bilindiği gibi Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte Orta Asya ve Kafkasya’da birçok devlet bağımsızlığını kazanmıştır. Yeni kurulan devletlerden Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Kırgızistan’dan ile ülkemiz arasında dil, kültür ve tarihsel olarak ortak değerlere sahip olmamız nedeniyle ikili ilişkilerimizi 25 yılı aşkın bir süredir geliştirmektedir Ortak geçmişe sahip olduğumuz bu ülkelerin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye olmuştur. 

     Bu beş Türk devletlerinin uluslararası toplum tarafından kabul edilmesi konusunda Türkiye ilk girişimleri başlatan ülke olmuştur. 1992 yılında TİKA’nın kurulması ile birlikte bu ülkelerde yaşayan kardeşlerimiz için sosyal, ekonomik ve kültürel alanda birçok çalışma yapılmıştır. MEB Öğretmen Okullarının efsane Genel Müdürü dönemin Devlet Bakanı merhum Ayvaz Gökdemir’in TİKA’nın kuruluşu ve uygulamaya geçmesinde büyük emeği bulunmaktadır. TİKA’ya dönemin cumhurbaşkanları merhum Özal ve Demirel’in büyük destek verdiğini belirtmek gerekmektedir.

     1992-1993, 1998-1999 yıllarında benimde çeşitli komisyonlarında danışman olarak görev yaptığım TİKA 25 yıldan bu yana Türk ve İslam Coğrafyasında sağlık, eğitim, restorasyon, tarımsal kalkınma, maliye, turizm, sanayi, bankacılık alanlarında çok sayıda projeyi hayata geçirmiştir. Avrasya bölgesinde TİKA’nın 6 adet ofisi bulunmaktadır. Kurum kuruluşundan itibaren ata topraklarında eğitim faaliyetlerini hızlandırmış; okullar, kütüphaneler, laboratuarlar inşa etmiş, üniversitelere teknik donanım yardımları yapılmıştır. 

     Ülkemizin dünyada ve bölgesinde önemli bir aktör haline gelme çabasının bir uzantısı olarak 2000’li yıllardan itibaren dış politika anlayışının değişimi TİKA’nın faaliyetlerini de hızlandırmıştır. Bu değişim doğrultusunda TİKA faaliyet coğrafyasını genişletmiş; 2002 yılında 12 olan Program Koordinasyon Ofisi sayısını 2011 yılında 25’e, 2012 yılında ise 33’e yükseltmiştir. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı  Başkanlığı bugün 58 ülkede 60 Program Koordinasyon Ofisi ile faaliyet göstermektedir. Ülkemizin izlemiş olduğu aktif ve ilkeli dış politikaya bağlı olarak çalışma yapılan ülkelerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Türkiye, TİKA aracılığı ile dost, kardeş ve akraba ülkelere yönelik olarak yaptığı çalışmaların temelinde bir barış kuşağı oluşturma çabası bulunmaktadır (Kaynak TİKA Web Sahifesi). 

     TİKA kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasında işbirliği mekanizması görevi yürütmekte; tüm bu aktörleri ortak paydalarda buluşturmakta ve Türkiye’nin kalkınma yardımlarını kayıt altına almaktadır.

     2002 yılında ülkemizin kalkınma yardımları 85 Milyon ABD doları iken bu rakam 2015 yılında 3 milyar 913 milyon ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye bugün aynı dili konuştuğumuz ülkelerle en çok teknik işbirliği yapan kuruluşları arasında yer almaktadır. 

     TİKA, ofislerinin bulunduğu ülkelerle beraber 5 kıtada 170'e yakın  ülkede kalkınma merkezli işbirliği çalışmaları yapılmaktadır. Ülkemiz TİKA aracılığı ile Pasifik’ten Orta Asya’ya, Ortadoğu ve Afrika’dan Balkanlara, Kafkasya’dan Latin Amerika’ya kadar birçok ülke ile bilgi ve tecrübesini paylaşıyor.

     TİKA’nın bu faaliyetlerinin durdurulması ve kapatılmasına dönük çağrı yapan Cumhurbaşkanı adaylarımızın hangi akla hizmet ettiğini anlamak mümkün değildir. Bu adaylarımızın inşallah TİKA’yı 15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ terör örgütüne teslim edecek plan içerisinde olmadıklarını ummaktayım.

     TİKA Türk milliyetçiliği fikir akımının aksiyona geçirilmiş ve misyonu içerisinde önemli faaliyetleri olan bir kuruluştur. TİKA 1990 yılından itibaren kurulmuş ve ülkemizi yönetmiş olan tüm hükümetlerin desteklemiş ve geliştirmiş olduğu milli kuruluşumuzdur. TİKA’nın kapatılması veya faaliyetinin durdurulması demek Türk Milliyetçiliği fikir akımına vurulmuş bir darbe demektir.

     Şeffaklık ve hesap verememe konusu iddiası ile TİKA’nın kapatılması veya faaliyetlerinin durdurulmasına dönük cumhurbaşkanı adaylarının yaptığı çağırıya karşılık kurum başkanı Serdar Çam yaptığı açıklamada kurumun bütçesinin yıllık 60 milyon $ olduğunu 4 milyar $’lık bir bütçelerinin olmadığını açıklamıştır.

     2030 yılında dünyanın 11. Büyük ekonomisine sahip olma hedefi olan Türkiye’nin bu büyüklük ile Türk ve İslam coğrafyasına yapacağı katkı inşallah 4 milyar $ seviyesinde olur. Güçlü Türkiye ile gelecek yıllarda TİKA, Türk ve İslam coğrafyasında yaşayan soydaşlarımız ve din kardeşlerimizin sağlık, eğitim ve kalkınma gibi konularına daha fazla katkı sağlayacaktır.

     24 Haziran seçim sonuçları, seçim öncesi TİKA’yı kendilerine malzeme yapanlara iyi bir tokat olmuştur. Türk ve İslam coğrafyasında ihtiyacı olanlara yapılan hizmeti ve yardımı engellemeye çalışarak tenkit edenlerin önümüzdeki yıllarda iki yakası bir araya gelmeyecektir.    

 

Dr. Hasan LÖK

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Öğretim Üyesi