BENİ İLGİLENDİRMEZ FARE KARDEŞ

  • 4.01.2011 00:00

Büyükçe bir çiftlikte bir çok hayvanla beraber evin bir köşesinde bir fındık faresi de yaşamaktadır.

Günlerden bir gün fare büyük bir hışımla tavuğun kafesine dalar ve heyecan içerisinde,

“Tavuk kardeş tavuk kardeş gördün mü, evin içinde kocaman bir kapan kurmuşlar” der.

Bu söz üzerine tavuk son derece ilgisiz bir tavırla,

“Beni ilgilendirmez fare kardeş. Ben tavuğum, ne işim olur evin içindeki fare kapanıyla” der.

Fare son derece üzgün bir o kadar da kaygılarla dolu olarak tavuğun yanından ayrılır ve keçinin yanına gider:

-Keçi kardeş, keçi kardeş duydun mu; ev sahibi evin içine kocaman bir kapan kurmuş, der.

Keçi de fareye döner:

-Beni ilgilendirmez, sonuçta ben keçiyim, ne işim olur kapanla, diyerek yüzünü çeviriverir.

Fare ne yapacağını bilmez bir halde şansını bir de ineğin yanına giderek olanları anlatmakta bulur.

Büyük bir telaş ve üzüntüyle ineğin yanına giden fare, evin içinde gördüğü kapanı bir kez de ona anlatır ama aldığı cevap aynıdır:

-Ben ineğim, bana göre son derece küçük olan bir fare kapanı, beni ilgilendirmez. O senin sorunun..

Fare son derece üzgün, son derece huzursuzdur ve çaresizlik içinde yuvasına gitmeye çalışırken evin içinden gelen gürültülere kulak kabartır.

Bu sesler ev sahibinin hanımının sesidir, acı içinde bağırmaktadır evin hanımı.

Olanları anlamaya çalışan fare, gördükleri karşısında şaşkına dönmüştür.

Kendisi için kurulan kapana bir yılan kuyruğundan yakalanmış ve can havliyle kapandan gelen sese bakmaya gelen evin hanımını sokmuştur.

Zehri vücudunun her bir noktasında hisseden kadın, feryat figan içinde bağırmaktadır.

Kısa bir süre sonra eve gelen bir ambulansla evin hanımı hastaneye kaldırılır.

Bir süre tedavi gördükten sonra evine döner, bitkin ve yorgun bir halde olan kadının güç toplaması gerekmektedir.

Çiftlik sahibi tavuğu keser ve eşine nefis bir tavuk suyuna çorba hazırlar. Bir miktar güç toplamış gibi gözükür.

Eve gelen giden ziyaretçi çoktur.

İkramda bulunmak gerekir.

Adam keçiyi de keser misafirleri için.

Etin bir kısmını ikram eder gelenlere, bir kısmını da eşine yedirir.

Yılanın zehri öylesine keskindir ki,

ne yaparlarsa yapsınlar kadın kendini toparlayamaz ve sonunda ölür.

Ne kadar tanıdık varsa çiftliğe dolar taziyelerini bildirmek için.

Gelenlere ikramda bulunmak lazım diye düşünen çiftlik sahibi ineği de keser ve etini tüm yakınlarıyla paylaşır.

 

Diyeceksiniz ki niye  bu hikaye .

Şöyle bir etrafınıza bakın .

Şayet sessiz kalıyorsanız birileri yüksek sesle bir şeyleri anlatmaya çalışırken.

O feryatların sizi de sarması pek yakın.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız