EL YORDAMIYLA AYDINLIKTA YÜRÜMEK

  • 3.12.2011 00:00

 

Karanlığa doğmuş Selin Şaşma   , kendisine ışıl ışıl bakan bir çift gözü görememiş ama  onları hep duymuş.

Yaşı ilerledikçe farkına varmış etrafında  görenler olduğunun.

O hep sormuş , renkleri, gökyüzünü,güneşi.

Hep anlatmışlar bir bir etrafındakileri.

Bir gün gelmiş kaleme aldırmış içindekileri,

Gördüğünü zannedenlerin aslında neleri göremediğini anlatabilmek için  

  

***

Ben doğduğumda her yer karanlıktı. Annemin gözlerini göremedim. Başımı koyduğum yastığa işlenen çilek dallarını göremedim. Oyuncaklarımı göremedim. Penceremin pervazına konan kuşları da, bana camın ardından ürkek ürkek bakan bakışları da. Babamın bıyıkları varmış. Göremedim. Annemin sol yanağında bir ben varmış göremedim. Perdelerimiz krem rengiymiş göremedim. Hoş krem rengi nedir onu bile bilemedim. Işığı bulmuşlar. Teşekkür bile edemedim bulanlara. 

Kırmızı başlıklı kızı anlattı annem bana. Aklım kurda kuşa değil, kırmızıya takıldı sadece. Nasıl bir şeydi bu kırmızı. Saatlerce ve günlerce aklımı yordum. Dayanamadım anneme sordum. Nedir anne kırmızı diyerek. Sevgi kızım dedi, aşktır o. Bayraktır dedi. Topraktır dedi. Şehitlerin dökülen kanıdır o. Sıcaktır dedi. Kırmızı güldür dedi. Siz renkleri görerek algıladınız. Bense hissederek…

Her şeyimi mükemmel yaratan rabbim, gözlerimi vermemiş bana. Olsun hiç sitem etmedim. Hiç küsmedim ona. Bunun benim için bir sınav olduğunu, zorlukların üstesinden gelince başarıyı göreceğimi, zoru başarınca huzuru ve Mutluluğu göreceğimi çok iyi biliyorum. Sonra görmeden de görebileceğimi öğrendim. Binlerce rengim var benim. Bir ışık iken bin bir renge büründüm umudumla. Görüyorum evet. Sevgiyi görüyorum. Barışı görüyorum. Umudu görüyorum. Kardeşliği görüyorum. Görüyorum evet, annemin yüreğini, babamın mertliğini, sevmenin ne kadar güzel olduğunu görüyorum. Güvercinlerin kanadında ne yüklüyse onu görüyorum. Bayrağım dalgalandığı zaman kızıllığını görüyorum. Ve inanıyorum ki çoğu kişinin görmediğini ben görüyorum. Sevgiyi görmeyenlere inat ben görüyorum. Dostluğu görmeyenlere inat ben görüyorum. Oldukça net bir şekilde hem de. Umutsuzluk engeldir insana. Sevdayı, sevgiyi bilmemek engeldir. Ben kaldırdım engellerimi. İrisi, retinası ışıktan nasip almayan gözlerle görüyorum. Her şeye rağmen hayatın üzerime üzerime geldiği de oluyor. Çocuk yüreğimin kaldıramadığı yükler de oluyor. Susuyorum. Susuyorum susuyorum. Farkında varmadan çarptığımda bir insana, kör müsün be kardeşim diyorlar yarı azarlarcasına. O zaman içimdeki tüm kahırı kan diye kusuyorum. Evet körüm diyorum sesim titreyerek. Ama yere düşürdüğün yüreğimi görüyorum diye bitiriyorum…”

***

Bir anlık ta olsa anlamaya çalışalım istedim el yordamıyla aydınlığı arayışlarını  , Bakıp ta göremediğimiz dünyalarını.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Tekin
    Tekin
    29.08.2011 00:07

    Bolu dağındaki tesisler gayet iyi oldu senelerdir bizi yolan esnafın biraz ayakları yere bassın.Senelerdir tekel olmuşlardı.Şimdi kırılması gereken tek tekel kaldı Bolu pazarında ucuz ürün sattırmayanların tekeli.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız