• 14.11.2011 00:00

 

Yaşadığımız her  günün kendine özgü yapılması gerekenleri vardır. Ancak genel bir alışkanlık olarak pek çok işimizi erteleriz. Ertelenen günlerde de önemli işler karşımıza çıkacağı için daha önce ertelenenler ve ilerleyen günlerde ertelenenlerle işlerimiz karmaşıklaşır gider.

Bu alışkanlığımız ilk olarak eğitime başladığımız yaşlarımızda başlar; ödevler ertelenir. İlerleyen dönemlerde ibadetler ertelenir, aile ertelenir, çocuklar ertelenir, dostlar ertelenir, ziyaretler ertelenir,  sağlık ertelenir, birikim ertelenir.

Ertelemeden kaynaklanan sorunlar karşımıza çıktıkça da bir telaştır sarar paçalarımızı. Ama çoğunlukla iş işten geçmiştir.

Bu yazının buraya kadar olan kısmını okuduğunuzda: Hayırdır! Bizim müdür, Sosyal Güvenlik dışındaki konularda maharetini göstermek mi istemiş? Dediğinizi duyar gibiyim. Böyle demişseniz yanıldınız. Yine Sosyal Güvenlik konusunu ele alacağım bu yazımda da.

İnsanlar bizim kapımızı muhakkak bir ihtiyaçları olduğunda çalar. Yaptığımız işin adı üstünde; Sosyal Güvenlik.

Kitaplarda Sosyal Güvenlik’in tarifi:  herhangi bir sosyal risk yüzünden geliri veya kazancı azalmış kişilerin, başkalarının yardımına gerek kalmaksızın, yaşama ve geçinme ihtiyaçlarını karşılayan bir sistemler bütünüdür.

  Geçtiğimiz günlerde yine yıllar öncesinden ertelenen yükümlülükleri yüzünden sorunla karşılaşmış, seksenli yaşlarındaki Mehmet Amca çaldı kapımızı. Kısa vadede bizden talebi hastane masraflarının sosyal güvenlikçe karşılanmasıydı. Uzun vadede emeklilik talep ediyordu. Sağlık yardımı alabilmesi için gerekli şartları ve emekli olabilmesi için gerekli şartları kendisine söylediğimizde; “ben bu kadar parayı ödeyeceğim de bu yaştan sonra daha ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum, değer mi” ikilemi ile karşı karşıya kaldı. Hizmet bildirimlerine baktığımızda; yeksen yıllık ömürde yaklaşık üç yıl hizmeti bildirilmişti, bize.

Geçmiş yıllarda iyi kötü şehirde çalışmış, ticaret yapmıştı. Emekli olabilecek kadar hizmet bildirme fırsatı geçmiş vakti zamanında eline.

Olumlu bir cevap veremeyince boynunu büküp çıktı, Mehmet Amca. Tabi biz de üzüldük bu duruma. O da, biz de, sadece üzüldüğümüzle kaldık.

Sosyal Güvenlik, gününde girilmesi gereken bir sistemler bütünü. Sonrasında telafisi zor. Genç yaşlarımızda karşılaştığımız riskler nispeten az, ancak ilerleyen yaşlarımızda sorunlar artıyor. Sağlık sorunlarımız artıyor, gücümüz her işe yetmiyor. Çevremizde bize yardımcı ana baba gibi insanlar kalmıyor. Bu günden tedbir alınması gerekiyor.

Kalın sağlıcakla.