• 22.06.2022 10:57

 

Bir insanın medenilik seviyesi, kültürü, beyinsel kapasitesi yazılarına, konuşmasına, giyimine, tüketim alışkanlıklarına, iş yapma kalitesi ve evine bakarak anlaşılabilir.  

 

Cahillik diploma sayısı ile ilintili değildir. Bir insanın hiç diploması olmasa bile kültürü, buluşu, eseri olabilir. 

 

21. yüzyılda kitaba, makaleye, filme, kültüre, sanata, estetiğe ulaşmak inanılmaz seviyede kolaylaşmış ve ucuzlamıştır. 

 

İnternet sayesinde dağ başındaki köyünüzden dünyanın en iyi üniversitelerinin kitaplarına, kütüphanelerine, ders videolarına, makalelerine ulaşabilirsiniz. Birçok web sitesinde yüzbinlerce kitap bedelsiz olarak sunuluyor artık. 

 

İnsan öğrenmek, gelişmek isterse binlerce kitaba, kaynağa, makaleye her an ulaşabilir. Video yayınlayan siteler aracılığıyla da birçok konuda ilerlemek olası hale gelmiştir. 

 

Kendimden örnek vereyim. Lise ve üniversitede elektrik okudum. 21 yaşında öğretmenliğe başladım. 1996 yılından beri internetin nimetlerinden yararlanarak elektronik, bilgisayar, kodlama, yazılım dilleri, mekatronik hakkında epey bilgi sahibi oldum. Bu bilgiler topluma yayılsın diye amatörce kitaplar yazarak topluma sundum. 

 

Türkiye’de 1200.000 civarı öğretmen, 175.000 civarı akademisyen var. Bunların binde 1’i bile kitap, makale, buluş, patent peşinde değil. Eğitimci kitlenin büyük bölümü miskin olunca toplum da bilgi havuzuna girmiyor.  

 

1985 yılından beri aklımın erdiği konularda köşe yazıları, makaleler hazırlayıp basılı ya da sanal mecralara yolluyorum. Bu işi sosyal sorumluluk faaliyeti olarak görüyorum. Yüzlerce mecrada yazılarım yayınlandı. Hiçbirinden telif hakkı almadım.  

 

Yayınlanan yazılarımla ilgili eleştiri ya da övgü içerikli e-postalar, SMS’ler, mektuplar alıyorum. Bunlar yeni pencereler açıyor, yol gösteriyor. Hiçbir konuda yeterli bilgisi olmayan, okuduğu metni anlamayan yüzde 40’lık kitle her zaman hakaret ederek sindirmeye çalışıyor.  

 

Onlara hep şunu söylüyorum: Bilgi güçtür. Bilgili insanları asla mağlup edemezsiniz.