ÇİKİTA MUZ

  • 3.03.2013

 

Valla genel yayın yönetmeni beni yakında vuracak! Bir yazar üç aydan fazla yazı yazmaz mı? İş güç çok olunca yazmaz.

***

Bu hafta size hem kısaca Bolu pazarını hem de kışın daha çok yediğim muz meyvesini yazmak istiyorum.

***

Bolu Pazarı aslında bu ilde yaşayanların gözünün önünde olanama kıymeti pek bilinmeyen bir yer. Her hafta hem manavlar hem köylüler diğer illerden satın aldıkları ya da yetiştirdikleriçeşit çeşit sebze meyveyi satmaya bu pazara geliyorlar. Hatta patatesli ekmek yada taze sağılmış süt, peynir zeytinde satılan bir yer. Bu hafta pazartesi gazetemiz yazarlarından Ümit TURPÇU çıkmış pazara elinde fotoğraf makinesi çekip duruyor –demekki yazacak konu bulamadıJ)-; gelmiş kabakçının önüne koca koca kabakları fotoğraflıyor, arada beni çekiyor –ki hala bana bi fotoğraf bile yollamadı.Laflıyoruz oradan buradan. Sonra oradan ayrılıp meyvecime geliyorum. Yazmış gene mandalinalara “son elvada”. Bitmedi gitti bu elvada… Beş altı haftadır son elvada yazıyo bi türlü elveda diyemedik, hala mandalina var!

***

Oradan az mandalina az muz alıyorum. Muz kafama takılıyor. Şanslıyım hala Anamur muzu tüketebiliyoruz. Pazarda çikitamuz yada birkaç önemli marka ithaller var; Anamur muzu azaldı iyice. Yakında Çinliler onuda kopyalarJ

***

Annem anlatırdı eskiden hasta ziyaretine bir portakallagidildiği günler olmuş bu memlekette. Yani herşeyin çok az olduğu zamanlar. O kadar az olmayan zamanlar olmasada1980 lerde dedem rahmetli Hacca gidip döndüğünde aramızda şöyle bir muhabbet geçti: “Ahmet oğlum orda bi muzlar var tanesi yarım kilo bi muz yiyorsun doyuyorsun, hep muz yedim. Bi ucuz bi ucuz”. Ben tabi daha yeni, yeni çocukluktan çıkıyorum hafsalam tam almıyor, düşünüyorum bir muz nasıl yarım kilo gelebilir?

***

İşte bu güzel meyve yedi bin yıl önceki arkeolojik buluntularda Papua Yeni Gine ve Güney Asya’dan geldiğini gösteriyor. Her ülkenin kendine has sebzesi meyvesi olduğu gibi tropik ülkelerinde önemli bir meyvesi muz… Bu meyve bir çok yemeğin tarifine giriyor, yaprakları bile yemekte yada başka işlerde kullanılabiliyor.

***

Nasıl ki Osmanlı kendi topraklarında kahve çok yetişmese de ticaretini elinde tutmuşsa muzunda tekeli aslında Amerikada.“Muz cumhuriyeti” lafıda Orta Amerika ülkelerinden muzu Amerika’ya götürecek demiryolu inşaasında binlerce kişinin ölmesi sonucu ortaya çıkan bir kelime. Siyasi yaşamda “İstikrarsız, dışa bağımlı ve seçkin bikaç kişi tarafından yönetilen ülkeler” için kullanılan bir terim. Bakınız Wikipedi.

***

Muz tür olarak aslında bir ağaç değil otsu bir bitki. Öyle bir bitki ki boyu beş altı metreye ulaşabilen tek bitki türü. Muzlar olgunlaştıkça içlerindeki nişasta şekere dönüşüyor. İşte bundan sonra size bunu ister yemekten önce ister sonra yada spordan önce yada sonra –çünkü hem önemli oranda şeker içeriyor hem de potasyumdan dolayı toparlanmayı hızlandırıyor- sade yada soğuk sütle balla karıştırarak yemek düşüyor.

***

Üşenmeyin bu hafta pazara çıkın iyice bir gezin. Farklı ürünlere bakın, az da olsa muz alın ve güzelce yiyin, şükredin ki kilo ile muz alabiliyoruz. İster bir ister yarım...Yerkenisterseniz bide internetiniz varsa Ajdar’dan “Çikita Muz” şarkısını dinleyebilirsiniz

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Biz Bolulular (www.bizbolulular.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.