• 26.02.2014 00:00

 

New York’ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi.

 

Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü.

 

Adam, çok acele bir iş için Avrupa´ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi.

 

Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra “Ticari ve mali sicilinizi inceledik.

 

Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok” dedi ve ekledi: “Fakat bir konuyu belirtmeliyiz.

 

Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız.

 

Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz.

 

Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız”. Adam cebinden Rolls Royce’un anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı: “Çok acelem var, uçağa yetişeceğim.”dedi.

 

“Kapıdaki Rolls Royce’umu teminat olarak alabilirsiniz”.

 

Kredi işlemleri çok hızlı bir bicimde tamamlandı.

 

Banka Rolls Royce otomobili bankanın garajına çekti ve adama da beş bin dolar krediyi verdiler.

 

Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrendi.

 

Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun anaparası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz bucuk doları ödedikten sonra, müşteri  temsilcisi bir turlu yenemediği merakının dürtüsüyle sordu: “Sizin, çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim” dedi.

 

“Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum.

 

Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?

 

” Adam hafifçe gülümsedi: “Siz de bana lütfen söyler misiniz?” dedi.

 

“Böyle lüks bir otomobili, New York´ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz buçuk dolara bırakabilirsiniz?

***

İçerik olarak çıkarcı bir zekânın kazanım boyutunu gösteren bir hikâyeyi sizlerle paylaştım.

 

Pratik çözüm ve kazanım noktasında güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum.

 

Aynı zamanda farklı bir bakış açısının bize soru olarak dönüşünü yine farklı bir sorgulamaya dönüştürecek cevapla karşılamanın tarzını öğreniyoruz.

 

Artı bir çıkarım; Akıl ve zekâmızı ahlaki sorgulamalarda sınıfta kalmayacak şekilde kullanmanın, insan olma onurumuzu korumadaki rolü ortaya çıkmaktadır.

 

Selam ve dua ile.