Ömer Maden - ACI KAYBIMIZ


                Bazı olayların zamansız ve ani oluşu, yerine göre kişilerin ve nesnelerin önemini artırarak heyecan ve sevinç yaratırken, yerine göre de acıları çoğaltır. İlhan Bey’in aramızdan aniden ayrılışı da sevenlerinde tarifsiz bir acı meydana getirdi. Tıpkı beş yıl önce yaşadığımız Melek Hanım’ın ayrılışı gibi. O da bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrılmıştı. İkisi de Milli Eğitim’in çalışkan ve sevilen personeliydi.   

İlhan bey, Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Öğretim Kurumları Şubesinde Bölüm Şefi idi. İlk görevine İstanbul Şişli İlçesinde başlamış olup,  sırasıyla Bolu, Düzce ve son olarak yine Bolu Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışmış. Hayatın zor şartlarını iliklerine kadar hisseden İlhan Bey, Ortaokulu Atatürk Ortaokulunda tamamlayarak,  lise eğitimine Bolu Ticaret Lisesinde başlamış. Ancak dönemin şartları ve aile bütçesine katkı sağlamak için ayakkabı boyacılığı ve simit satmak gibi işler yaptığından eğitimini daha sonra açık liseden tamamlamak zorunda kalmış.

Milli Eğitim Müdürlüğünde yıllar önce çalışmaya başladığımda ilk tanıştığım insanlardan biriydi İlhan Bey. Saygın, düzgün giyimli, kibar, herkesin hal ve hatırını soran bir milli eğitim çalışanı. Sohbet ederken söylediği bir anlık cümle insanı düşünmeye sevk ederdi. Odasına her girdiğimde çayını ikram ederdi. Kızgın olduğu zamanlarda bile ağzından kötü bir söz döküldüğüne şahit olmadım. Hak hukuk konularında asla taviz vermeyen, yardımsever kişiliği ile gönlümüzde taht kurmuş bir kişilikti. Zaman zaman yanlış uygulamaları eleştirse de, devlet adamlığını özüne kadar yaşayan, vatan sevdalısı bir vatan evladıydı.

İşe gelir giderken kullandığı bisikleti ilgi odağı idi. Takım elbise giydiğinde bile bisikletinden vazgeçmezdi. İşinin durumuna göre zaman zaman sabahın erken saatlerinde daireye geldiği, geç vakitlerde çıktığı da olurdu. İşini her zaman ciddiyetle yapardı. O kadar ciddiydi ki,  milli eğitim kurumlarına ve okullarına atması gereken e-postaları çift atardı. Kendi bölümüyle ilgili görevim olduğunda birkaç gün önce mutlaka hatırlatırdı. Dairede yabancı görüp meraklı gözlerle dolaşanlara “Efendim” diye hitap eder, “Kimle görüşmek istemiştiniz? Ya da “Kimi aramıştınız” gibi sorular sorarak yardımcı olmaya çalışırdı. Karşısındaki ile konuşurken farklı bir fikir söylediğinde “Kızmadın abi değil mi?” “Hakkını helal et” derdi.

Bir gün sen Bolulu değilsin diye çıkıp gelmişti yanıma. Eğitim-Öğretim Bölümü’nde çalıştığı zamanlarda arşiv düzenlemesi yaparken, babamın ilkokul diploma defterindeki kaydını bulmuş. Defterde de doğum yeri Düzce olarak belirtiliyordu. Düzce-Bolu muhabbeti bir müddet aramızda devam etmişti. Düzce Milli Eğitim Müdürlüğünde çalıştığı zamanlar da oldu. Düzce’de görev yapan arkadaşlarıma da sorduğumda İlhan Bey görevine sadık, yardımsever, kimseye zararı olmayan özellikleriyle ön plana çıkıyordu. Sabahları aldığı sıcak simidini arkadaşıyla paylaşan bir insandı İlhan Bey. Allah arkasında bıraktığı sevdiklerine sabırlar versin. Allah gani gani rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Hoş bir seda ile Bolu Milli Eğitim Müdürlüğünden bir İlhan Kaya geçti…           


Eklenme Tarih & Saat: 6.10.2020 - 16:44:25 Yazdır