Vehbi Camgöz - MISIR’IN YİĞİT MÜSLÜMANLARI


       İslam dünyası batılıların dümen suyuna uyarak başını feda edip, hilafeti ilga il başsız kalınca ilk önce Mısır Müslümanları bunun sıkıntı ve ıstırabını hissederek hemen bir hilafet hareketine başlayarak “ihvan-ı müslimin” teşkilatını kurdular. Hareket bunun için hilafetçi olarak anılıp, tanındı.

    Hareket öncelikle ümmeti bilinçlendirerek, fert ve aileleri İslam’a göre inşa ederek yeniden ihya hareketine başladılar. Teşkilat kurulduğu 1928 yılından beri şiddetti reddederek  yolu ile, tebliğ yolu ile “İslami insan”ı  inşa ederek tüm ümmetin kurtuluşuna örnek olacak çalışmalar yapmaya başladılar. Bu durum da ümmetçi ve evrenselci olarak anılmasına ve tanınmasına sebep oldu.

   Teşkilat; özellikleri itibari ile “evrenselci, ümmetçi ve hilafetçi” olarak bilinirdi. Bu yapının başarılı olması batılılar ve onların sömürü taşeronu olarak görev yapan Müslüman ülke idarecilerinin işine gelmiyordu.

   Ancak teşkilatı yok edecek bahane de bulamıyorlardı. Eğer bu teşkilat yürüttüğü metod ile devam ederse bütün İslam dünyasında ümmete model olur, sömürü çarklarına çomak sokabilirdi.

   Bunun önüne geçmek için öncelikle teşkilat içine istihbarat casusları ve şiddet yanlısı militanlar sokarak bölmek istediler. Fakat merhum şehit lider Hasan El Benna buna karşı çıktı. İhvan-i Müslümini rotasından saptıramadılar. Teşkilat hem Mısır halkının büyük çoğunluğunu, hem de Tunus, Cezayir, Fas, Libya, Ürdün, Suriye, Lübnan Yemen, Sudan gibi birçok ülkede teşkilatlandı.

   Sivil toplum örgütlerine, barolara, eğitim ve sağlık kuruluşlarına hakim oldular. Siyasete ise çok fazla giremediler. Hatta sömürgeciler de onların hiç olmazsa siyasetin dışında tutulması için bu ülkelerdeki diğer sözde İslami yapılar la tıpkı bizdeki “ neuzubillahi minesssiyase” anlayışındakileri seferber ederek sömürü ömürlerini uzatmaya çalıştılar.

   Ama siyaset dışında kalsalar da, bir gün iktidara gelebileceklerini öngörerek teşkilatı boğmak yok etmek için öncelikle lider Hasan El Benna’nın ortadan kaldırılmasına karar vererek CIA, MOSSAD, MI 6 gibi casusluk teşkilatları  onu evine giderken takip ettirip silahlı suikast düzenlediler. Saldırı mahalline giden yolları trafiğe kapatarak hastaneye yetiştirilmesini de engellediler.

    Mısır'da kral darbe ile devrildikten sonra iktidara gelen Nasır ilk günlerde İhvan ile iyi geçinmeye niyetli gibi görünse de Baas zihniyetinin işine gelmeyeceği açık olduğu için kısa zamanda oda cadı avı başlatarak ileri gelen ihvan liderlerini tutuklayarak işkencelerden geçirip merhum Prof. Seyyid Kutub’u idam sehpasında şehit ettiler.

   Nihayet 2012 yılında halkın oyu ile seçilen ilk cumhurbaşkanı merhum Muhammed Mursi de geçtiğimiz günlerde işkence ye maruz bırakılıp, tedavisi için gereken ilaçları vermeyerek, doktor kontrolüne çıkarmayarak şehit ettiler.

   Daha binlerce ihvan mensubunu, başta Suriye 1979 humus katliamı olmak üzere on binlerce ihvan mensubunu batılı sömürgeciler ve onların uşakları durumundaki idarecileri şehit ettiler. Biz sadece bunlardan üçünün şehadetine kısaca değindik.

    Bu üç şehidin ortak özelliği, kendilerini şehit eden batı uşaklarına hiç minnet etmeden şehadete koşarcasına gitme kahramanlığını gösterdiklerini bilmemizdir.

   Bu kahraman şehitlerin şehadetleri boşuna olmamıştır. Hem Mısırlı Müslümanlar, hem de ümmet şuuruna ermiş tüm dünya Müslümanları son şehadetten sonra daha da bilinçlenmiş, daha azimle hak yolunda çalışma şuuruna ermiştir.

   Şunu unutmayalım ki; “cennet beleş, cehennem boşuna değildir.” her ne kadarda ülkemizdeki bazı şövenistler “bunlar bizim şehidimiz değildir” diyerek kendilerini ümmetin dışında görseler de biz ümmetin birliğine inananlar olarak merhum şehit Muhammed Mursi başta olmak üzere tüm şehitlerimize rahmet diliyoruz.

   Ülkemizde de yıllardan beri batılıların desteğindeki dinsiz PKK  ve FETÖ ile mücadele ederek din, namus ve adalet için canını veren şehitlerimizi de rahmetle anıyorum. Eğer onlar canlarını verecek kahramanlık ve şecaati göstermeselerdi. Ülkemizin Müslüman idarecileri de Mursi’nin akıbetine uğratılacaktı.

    Selamlarımla  


Eklenme Tarih & Saat: 14.07.2019 - 18:31:50 Yazdır