Hasan Lök - MOODY’S TÜRKİYE’NİN NOTUN NİÇİN DÜŞÜRÜYOR


     Moody’s dünyanın en eski derecelendirme kuruluşlarından birisidir. Şirket, ABD’nin Newyork şehrinde 1913 yılında kurulmuştur. Halihazırda dünya çapındaki ünlü derecelendirme kuruluşlarının sayısı 3 tanedir. Bunlardan ilkinin ismi Standard and Poor’s, ikincisi Moody’s ve üçüncüsü Fitch’dir.

     Derecelendirme kuruluşları ülkelerin notunu belirli dönemlerde tespit ederek bunları müşterilerine pazarlamaktadırlar. Derecelendirme kuruluşlarının müşterileri, uluslararası para piyasalarında oyuncu olan fon yönetimleridir. Uluslararası piyasalarda fon yönetimi (para pazarlayan) kuruluşları, gelişmekte olan ülkelere ya doğrudan sermaye yatırımı yaparlar veya portföy (hisse senedi ve tahvil) yatırımı yönünde faaliyet göstermektedirler. Uluslararası fon şirketleri yapmış oldukları bu yatırımların geri dönüşünün riskli olup olmadığını, bu danışmanlık şirketlerinden aldıkları bilgiler ile kararlarını vermektedirler.

     Derecelendirme kuruluşları ülkelere not verirken birinci olarak ülkenin liderini izlemeye almaktadırlar. İkinci olarak ülkelerin ekonomik görünümünü ve üçüncü olarak siyasi istikrarı ön plana alarak değerlendirme yapmaktadırlar. Ülke ekonomilerinin değerlendirmesinde kalkınma hızı ve politikaları, üretim, ithalat, ihracat, istihdam, döviz açığı, milli gelir, borç ödeme potansiyeli vb. konularda ülkeleri gözlem altında bulundurmaktadırlar.

     Derecelendirme kuruluşları, siyasi istikrar, ülke liderinin vizyonu, ekonomik politikaların tamamına not vererek, elde ettikleri puanları dünya para piyasaları ile paylaşma yoluna gitmektedirler. Diğer yandan gelişmekte olan ülkelerin bir çoğu bu derecelendirme kuruluşları ile anlaşmalar yapmakta ve kendisinin değerlendirmelerini istemektedir. Bazı ülkeler ise derecelendirme kuruluşları ile belirli dönemlerde bu anlaşmaları bozmakta, değerlendirme yapmamalarını isteyebilmektedirler.

     Türkiye uluslararası piyasalardan fon temin etmeye başladığı 1990’lı yılların başında bu kuruluşlarla görüşme yaparak ülke ekonomisinin derecelendirmesi için anlaşma yapmıştır. 1984 yılında kambiyo rejimimizde yapılmış olan devrim niteliğindeki kararlar sonucunda Türkiye ekonomisi dünya ile entegre olmaya başlamış, yabancı sermayenin çekim merkezi olmuştur. 1990 yılından itibaren çok sayıdaki yabancı sermaye şirketi birçok sektörümüz ile ilgilenmiş ve ortaklık yapma yönünde ciddi adımlar atmıştır.

     Türkiye’de yabancı sermayeli şirketlerin ülkemize getirdiği döviz miktarı toplamı yaklaşık 210 milyar dolar civarındadır.  Ak Parti’nin 2002 yılında iktidara geldiği dönemde ülkemizdeki yabancı sermayenin toplamı yaklaşık 10 milyar dolar civarında bulunmakta idi. 17 yıllık dönemde 200 milyar dolar yabancı sermaye başta bankacılık olmak üzere çok çeşitli sektörlerde faaliyete geçmiştir.. 17 yıllık dönemdeki uluslararası doğrudan sermayenin ülkemize giriş rakamı 10-15 milyar dolar civarındadır.

     Uluslararası derecelendirme kuruluşları gelişmekte olan ülkelere gidecek sermaye için fon yönetimlerine hangi ülkeye gitmeleri yönünde önerilerde bulunarak yönlendirme yapmaktadırlar. 2008 küresel finans krizi sonrası ülkemizin notunu düşüren Standard and Poor’s şirketi ile daha önce yapılan anlaşma askıya alınmış ve tek taraflı olarak bozulmuştur. Bu şirket ile hükümetimizin yapmış olduğu anlaşma bozulmuş olmasına karşın firma tek taraflı olarak müşterileri için ülkemiz ile ilgili derecelendirme faaliyetini sürdürmektedir.

     2011 MİT krizi sonrası bu derecelendirme kuruluşları ülkemiz ile ilgili notu devamlı surette düşürmeye başlamış ve siyasi bir projenin tarafı olmuşlardır. Ülkemiz yönetiminde bulunan siyasi kadroların tasfiyesi yönünde yapılan operasyonlar paralelinde derecelendirme kuruluşlarının finansal terör estirmesi geçtiğimiz ay yeni bir boyut kazanmıştır. Seçimler öncesi yapılan algı operasyonları, dış destekli projeler içerisinde ülkemize gelecek olan yabancı sermayenin önünün kesilmesine dönük Moody’s’in not düşürmesi, Türkiye üzerinde oynanan oyunların önemli göstergelerinden birisidir.

     Türkiye’nin mevcut seçilmiş yönetimi üzerine 2011 yılından bu yana çeşitli projeler üretilmekte, FETÖ darbe girişimi ile başarılamayan iktidarı devirme operasyonuna döviz kurlarında yapılan spekülatif hareketler ile bir yenisi eklenmiştir. Moody’s’in not düşürülme olayı ise yabancı güçlerin ülkemiz üzerindeki oyunlara devam edeceğinin göstergesidir.

     Türk halkı Doğu Akdeniz’de çıkarılmak istenen kaos, Kuzey Suriye Sınırındaki PKK oluşumuna destek olacak olan döviz spekülasyonu ve not düşürme planlarını çok iyi bilmektedir. Moodys’s’in not düşürme operasyonu Türkiye ekonomisini çökertemeyecektir.

 

Dr. Hasan Lök

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Öğretim Üyesi


Eklenme Tarih & Saat: 3.07.2019 - 14:39:57 Yazdır