Tahsin Ötgüç - RAMAZAN AYI HAYIR AYIDIR


   Ramazan ayında herkesin huzurlu ve mutlu olması açısından etrafımızdaki dostlarımıza, komşularımıza, uzakta olan dost ve akrabalarımıza bakmalı, hal ve hatırları sorulmalıdır. Anne-babamız uzakta ise Ramazan aylarını tebrik etmeli, ihtiyaçları var ise maddi ve manevi yönden destek olunmaya çalışılmalıdır.. Onların mutluluğu bizim mutluluğumuz onların üzüntüsü bizim üzüntümüz olmalıdır. Peygamberimiz (sav) efendimiz,”Allah’ ın rızası anne- babanın rızasındadır. Allah’ın gazabı, anne- babanın bedduasındadır.”buyurmuşlardır. Tirmizi, Birr.  Ebeveyne yapılan her bir iyilik Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olur. Onların kalbini kırmak, istek ve arzularına cevap vermemek Allah’ı gücendirir. Hiç b ir Müslüman Allah’ın gücenmesini arzu etmez.

   Yüce Mevla’nın dünya Müslümanlarına manevi bir nimet olarak verdiği mübarek Ramazan ayı, fakiriyle zenginiyle, köylüsüyle, kentlisiyle bütün Müslümanları kaynaştırmaktadır. Çeşitli vesilelerle yapılan yardımlar, verilen iftarlar, yapılan ikramlar, sunulan hediyeler, Müslümanları birbirine adeta kenetlemektedir. Her mümin, Ramazan ayında yapılan her iyiliğin sevap olarak karşılığının bire bin misli verileceğini bildiği için fitre ve fidye nin dışında kalan zekâtla beraber tüm iyilik ve ihsanı bu aya vakfediyor. Böylece Allahtan bol sevap ve mükâfat alma hakkına sahip oluyor. Aynı zamanda yardım edenle, yardım alan arasında manevi bir köprünün oluşmasıyla kendi aralarında sevgi ve saygı oluşur.             

   Anne- baba başta olmak üzere muhtaç durumda olanlara iyilik etmek, onları geleceğe güvenle bakmasına vesile olmak, insanı Allah’a yakın kılar. Allah ile beraber olma İmkânına sahip kılar. Böyle olunca da insan mutluluk duyar. Kötülüklerden arınmış, daima iyilik yapar hale ulaşır. Söylemiyle eylemiyle insanlara örnek olmak gibi erdemlere sahip olur. Müslüman da böyle olması gerekiyor. Bunun için zorluk yoktur. Sadece inancımızda samimi olmak, bu işlerde başarılı olmak için yeterli olacaktır. Eldeki mevcut imkânlarla etrafımızdaki muhtaçların ihtiyaçlarını gidermek, onların ramazan ayını rahat bir ortamda ihya etmelerine vesile olmak Müslümanlığın bir gereğidir.

   Teknoloji çağında yaşamaktayız. Dünyanın her tarafından her an haber alabiliyoruz.Gazete ve televizyon haberlerinden öğrendiğimize göre dünyanın bir kısım yerlerinde insanlar açlıktan ölüyorlar. Onların bu hallerini görmezlikten gelemeyiz, Bunlar uzakta olan muhtaç lar kısmına giriyor.. Elimizden geldiği kadar onların yaşamaları için, ihtiyaçlarını karşılama noktasında gerekli çabayı sarf etmeliyiz. Bu tip hallerin her toplumun başına gelebileceğini düşünmeliyiz. Ülkemizde ve çevremizde muhtaç durumda olanlara yardım etmeliyiz. Ramazan ayını vesile kılarak iftar ve sahur sofralarında yetim ve yoksul kardeşlerimize ikramda bulunmalıyız. Geleceklerine güvenle bakmalarına vesile olmalıyız.                 

   Bu mübarek ayda neyi ne kadar yaparsak o kadar karşılık alırız. Peygamberimiz,  sav) efendimiz,” veren el, alan elden üstündür.”buyurmaktadır. Riyazüssalihin. Veren el olmak her zaman önemlidir. Bu el kişiyi Allah’ın rızasına götürür. İnsanların sevgi ve saygısına muhatap kılar. Kazancı bereketli olur. Toplum içinde sevilen insan olduğu gibi, insanlık için iyi bir örnek kişi olur. Rahmet ayı Ramazan da, paylaşım, kaynaşma, huzur ve mutluluğa açılan bir penceredir Bu pencereyi iyi kullanmak lazım gelir. Bunun için hep birlikte mübarek ayın feyiz ve bereketinden yararlanma adına, elimizden geldiği kadar maddi ve manevi imkânlarımızı etrafımızda bulunan muhtaçların gereksinimlerinin tedarikinde değerlendirelim. Rahmet ayı Ramazanda her kes mutlu olsun. Ümmeti Muhammed huzur bulsun inşallah. Bu temenni ve dileklerimle Rahmet ve hayır ayı olan Mübarek Ramazan ayının ülkemize ve İslam âlemine huzur ve güven getirmesini Yüce Mevla’dan niyaz ederim.

Tahsin ÖTGÜÇ –Emekli müftü


Eklenme Tarih & Saat: 6.05.2019 - 11:13:24 Yazdır