Hasan Lök - 24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ve AÇIK TOPLUM ENSTİTÜSÜ KURUCUSU GEORGE SOROS

 

      George SOROS 1992 yılında Sterlin-Dolar kuru krizindeki spekülasyon olayı ile dünya gündemine bomba gibi düşmüş bir isimdir. Dünyanın finans çevrelerinde uzun bir süre konuşulmuş olan bu konu İngiltere’de bazı bankaların büyük zararlara uğramasına ve ingiliz ekonomisinin sarsılmasına neden olmuştur. SOROS 10.5 milyar dolarlık bir fonu 1992 yılında Londra bankalarına Pound olarak yatırmıştır. Alman Merkez Bankası Başkanından aldığı bilgi ile çok yüksek olan Poundun değerinin düşürülmesi yönünde yaptığı çabalar sonuçsuz kalınca Poundları İngiltere bankalarından çekerek Alman Markına çevrilmiş ve bu işlemden 1 Milyar dolar kazanmıştır. Kurlardaki bu dalgalanma aşamasında Pound % 16 oranında devalüe edilmiş, İngiltere bankaları bu işlemlerin sonucunda 3,5 milyar dolar zarar etmiş ve İngiliz ekonomisi krizin eşiğine gelmiştir.

        Soros Macaristan’da doğmuş, ikinci dünya savaşı sırasında Almanya’nın Macaristan’ı işgal etmesi sonrası İngiltere’ye taşınmış, 1952 yılında London School Of Economics’ten mezun olmuş Yahudi bir ailenin ferdidir. Soros’un iş hayatı İngiltere’de kısa bir süre yatırım bankacılığı alanında çalışması ile başlamıştır. 1950’li yılların sonuna doğru ABD’ye taşınarak finans piyasalarında faaliyetlerini yoğunlaştırmıştır. 1970 yılında kurduğu Quantum Fonu ve 1990 yılında kurduğu Hedge Fonları ile dünyanın her yerinde sıcak para akışlarını yönetmeye başlamış, bu faaliyetler ile ülkelerin finans piyasalarındaki devalüasyonları yöneterek büyük kazançlar elde etmiştir. Soros’un finans piyasalarından elde etmiş olduğu serveti bugün 20 milyar dolar civarındadır.

        Soros 1992 sonrasında insan hakları, demokratikleşme, etnik sınıfların topluma kazandırılması adı altında Açık Toplum Enstitüsünü kurmuştur. Kurulmuş olan bu enstitü dünya üzerindeki bazı ülkelerin sivil toplum örgütleri ile finansal işbirliği yaparak bu ülkelerin iç işlerini karıştırmaya başlamıştır. Hali hazırda Açık Toplum Enstitüsünün dünyanın çeşitli ülkelerindeki sivil toplum örgütlerine yapmış olduğu yardımların tutarı Birleşmiş Milletler Yardımlaşma Fonunun üzerindedir.  

        Soros’un Açık Toplum Enstitüsünün yapmış olduğu iktidar devirme işleminin ilki Sovyetler Birliği’nin dağılması sonucu, Gürcistan ve Ukrayna’da gerçekleşmiştir. Her iki ülkede seçimle gelmiş iktidarlar Soros fonları ile devrilmiştir. Arap Baharı olarak adlandırılan Kuzey Afrika’dan başlayarak Ortadoğu’yu kaos’a çeviren işgallerin ve ayrışmaların arkasında maalesef bu Enstitü’nün büyük rolü olmuştur.

        Ülkemizde Haziran 2013 Gezi olaylarının arkasındaki örgüt yine Soros’un Açık Toplum Enstitüsü’dür. Soros ülkemizde Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV),  Umut Vakfı, Tarih Vakfı, Açık Radyo, Bianet, Açık Site, Avrupa harekatı gibi sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmaktadır (Kaynak Tempo Dergisi).

        Ülkemiz 1960, 1971, 1980, 28 Şubat askeri ve postmodern darbelerine maruz kalmış, demokrasimiz çok kereler kesintiye uğramış, bu darbeler dolayısıyla ekonomik kalkınmamız da yeteri kadar geliştirilememiştir.  Ülkemizin yönetimine 2002 yılında iktidara gelen AK Partinin iş başından uzaklaştırılması için çeşitli başarısız darbe girişimleri, 27 Nisan 2007 Genel Kurmay bildirisi ve cumhuriyet mitingleri son 15 yılın önemli olaylarıdır.

        Terör örgütü Fetönün, Şubat 2012 yılında MİT krizi ile başlattığı, 17-25 Aralık 2013 Hukuk ve Emniyet darbesini izleyen 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi ile son bulan sinsi planları CİA örgütünü işaret etmektedir.

        Haziran 2013 tarihindeki Gezi Parkı Olayları, terör örgütü PKK’nın paravanı Demirtaş’ın Ekim 2013 tarihindeki kitleleri sokağa çıkarma girişimleri ve Temmuz 2015 tarihinden itibaren başlatılan Güneydoğu Anadolu hendek olayları,  Arap Baharını destekleyen Soros’u işaret etmektedir.

        Fetö, PKK, DHKP-C’nin son 16 yıldır başaramadığı ayaklanmalar ve darbe teşebbüslerinin revanşını dış güçler 24 Haziran 2018 seçimlerinde almak istemektedirler. 1950 yılında başlayan 68 yıllık çok partili demokrasi sınavımızda 24 Haziran seçimlerinin ayrı bir önemi bulunmaktadır. 24 Haziran ülkemiz için Başkanlık sistemine geçeceğimiz ve koalisyonların sona ereceği önemli bir dönüm noktalarından birisidir. Devletimizin gelecekte daha sağlam adımlarla ilerleyeceği ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün test edileceği tarih 24 Haziran seçimleridir.

        Ülkemizde koalisyon ve darbe dönemleri dışındaki tek parti iktidarları kalkınma hızımızı % 5’in altına düşürmemiştir. Koalisyonlar ve darbeler ülkemizdeki kalkınma hızlarını çok düşük seviyeye veya eksiye düşürmüştür.

        Soros gibi dış güçler Ortadoğu coğrafyasında güçlü ve lider bir ülke istememekte, yönetebilecekleri koalisyonlu hükümetler istemektedir. 24 Haziran seçimlerinde Türk milleti Soros gibi insanların finansmanı ile piyasaya çıkmış olan vesayetçi yönetim ve parti gruplarına geçmişte olduğu gibi bugünde gerekli dersi verecektir.

        Tüm okuyucularımızın Ramazan Bayramını kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum.                 

 

Dr. Hasan LÖK

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Öğretim Üyesi



Eklenme Tarih & Saat: 31.5.2018 - 10:25:05 Yazdır