Hasan Lök - ÜLKEMİZDE BÜYÜK PROJELERİ GERÇEKLEŞTİRENLER ve RECEP TAYYİP ERDOĞAN


                Cumhuriyetimizin kuruluşunu izleyen 1929 dünya buhranı sonrası Atatürk dönemindeki kalkınma hamlesinde devlet eliyle Etibank, Sümerbank, İş Bankası gibi özel sektörümüzün insan kaynaklarının ihtiyacını karşılayan projelerde Demokrat Parti’nin kurucusu Celal Bayar’ın imzası bulunmaktadır. Büyük Atatürk’ün ölümünü izleyen milli şef İnönü dönemlerinde ülkemizde ekonomimizin lokomotifi olacak büyük projeler adına kayda değer bir yatırım gerçekleştirilmemiştir. 1946 yılında çok partili döneme geçişin ikinci seçimi olan 1950 yılında Demokrat Partinin iktidara gelmesi ile 12 yıllık karneler dönemi bitmiş ve yeni yatırım hamleleri başlamıştır.

                10 yıllık Menderes hükümetleri ülkemizin tarımı başta olmak üzere karayollarında, enerji santrallerinde, eğitimde, sağlıkta, yabancı sermayenin ülkemize gelmesinde çok önemli projelere imza atmış, Türkiye ekonomisinde devrim niteliğinde kararlar alarak icraatlar yapmıştır. Bu dönemde özel sektör ilaç sektöründen, seramik sektörüne, tekstil sektöründen gıda sektörüne, Demir çelik sektöründen finans sektörüne kadar çok çeşitli alanlarda büyük yatırımlar gerçekleştirmiştir.

                1965 yılında Demirel önderliğindeki Adalet Partisi iktidarı ülkemizin kalkınmasında enerjinin olmazsa olmazını esas alarak GAP projesini planlayarak Keban Barajını, Atatürk Barajlarının temellerini atarak üretime almıştır. Süleyman Demirel’in DSİ genel müdürlüğü döneminde hayalini yaptığı ülkemizin büyük barajlarının fizibilite etütlerinde Turgut Özal’ın imzaları bulunmaktadır. Süleyman Demirel hükümetleri, ülkemizin Tüpraş, Aliağa gibi büyük petrol rafinelerini, Seydişehir Alimünyum, Çinkur, İsdemir ve çok sayıda çimento fabrikalarını ülkemiz ekonomisine katmıştır. Bu dönemde Asya’yı Avrupa’ya bağlayan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü rahmetli Demirel’in ulaşımda en büyük projesidir.

                Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisinin iktidara geldiği 1983’ü izleyen yıllar ihracata dönük ekonomi politikası ve özel sektör eliyle kalkınma modeli yıllarıdır. Bu dönemde iletişim ve ulaşım altyapımızın küresel dünyaya entegre edilmesi ile birlikte özelleştirme yıllarıdır. Demirel döneminde başlamış olan ve bitirilmemiş olan büyük projeler Kamu Ortaklığı Fonu ile hızlandırılmış, bankacılıkta, turizmde, özel sektörün gerçekleştirdiği büyük projelerle ülkemiz çağ atlamıştır. Özal döneminin en büyük atılımlarından birisi de eğitimde olmuştur. Bu dönemde rahmetli Turgut Özal’ın otoyollar dışında en büyük eseri Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’dür.

                Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 yılında iktidara gelmiş olduğu dönemde sağlık, eğitim, güvenlik ve adaletin öne çıkarıldığı yıllardır. Erdoğan döneminde otoyollar, bölünmüş yollar, köprüler, hızlı tren projeleri gibi sayısız yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Bu dönemin en büyük projeleri Marmaray, Yavuz Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, 3. Havaalanı, 70 adet üniversitenin 187’ye çıkarılması, Şehir Hastaneleri, Ankara-Konya-Eskişehir-İstanbul hızlı tren yatırımlarıdır.

                Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Ak Parti ülkemizin her yanında gerçekleştirdiği Adalet Sarayları, Hastane kompleksleri, Emniyet Binaları ve Gençlerimizin eğitimleri için kurdukları okullarla akıllardan silinemeyecek eserleri ülkemize kazandırmıştır.

                Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi 1950-1960, 1965-1971, 1975-1978, 1983-1991 ve 2002-halen, kalkınma hamleleri ile ülkemizi küresel dünya içerisinde kalkınmış yönünden 16. sıraya getirmişlerdir.

                Büyük Atatürk dönemi hariç İnönü’nün CHP’si ile CHP elitlerinin desteklediği vesayet rejimleri ve yamalı bohçalı koalisyon hükümetleri, ülkemize maalesef bir çivi dahi çakmamışlardır. CHP, darbe, vesayet ve koalisyon hükümetlerinin ülkemizi yönetme dönemleri şöyledir. 1938-1950 milli şefin kurdurduğu CHP hükümetleri, 1960-1965, 1971-1973, 1980-1983 darbe hükümetleri ve bunları destekleyen elitlerinden oluşan teknokrat hükümetleri, 1973-1974, 1978-1979 CHP hükümetleri, 1991-2002 sol kafaların içinde olduğu yamalı koalisyon hükümetleri 37 yıllık dönemi kapsamaktadır. CHP, vesayetçi, darbeci ve koalisyon hükümetlerinin bu ülkeye “şu projeyi yaptım” diyebilecekleri hiçbir yatırımları bulunmamaktadır. Bu dönemlerde hep kargaşalar, kuyruklar ve ekonomik krizler olmuştur. Ülkemiz ekonomik buhranın en meşhurunu ise 1999-2002 yılındaki koalisyon hükümetinin görev yaptığı yıllarda yaşamıştır. Özellikle 2001 yılı şubat ayında devletin başındaki kişinin DSP lideri rahmetli Ecevit’e anayasa fırlatması ekonomik krizin tetikçisi olmuştur. Devletin tepesindeki kavga ülkemizin en büyük ekonomik krizinin çıkmasına neden olmuş, Türkiye’nin lokomotifi olan özel sektör % 30 küçülmüştür. Bu buhranlı günler içerisinde 3 Parti ile 1 teknokrattan oluşan hükümetin beceriksiz icraat uygulamaları 2002 yılı seçimlerinde son bulmuştur.  

                Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümet 1982 darbe anayasasını halk oylaması ile çok büyük oranda demokratikleştirmiştir. Vesayet odaklarının siyaset sahnesine bir daha çıkmasının yolunu Başkanlık Sistemi ile engellemiştir. MHP’li gençlerimizin Ak Partili gençler ve ülkemizin demokrasisine sevdalı top yekün halkımızın desteği ile 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ alçak darbesine karşı direnişleri darbelerin de ülkemizde bittiği sinyalini vermektedir.

                Türkiye’nin büyük projeleri halkın desteği ile iktidara gelen Menderes, Demirel, Özal ve Erdoğan’ın kurmuş oldukları milli hükümetlerdir. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığını “Büyük Proje Yapımcıları” olarak değerlendirmek gerekmektedir. Cumhur İttifakının 24 Haziran seçimlerinde hem Cumhurbaşkanlığı’nı ve hem de Millet Vekilliği’ni ezici çoğunlukla alacağı kanaatini taşımaktayım.

                Ülkemizin büyük projelerini düşünecek, planlayacak ve uygulayacak kafalar Milli olan insanlarımızda bulunmaktadır. Kafaları dışarıda olan, tarihi boyunca milletimize ve dinimize küfür eden vesayetçi zihniyetlerin büyük projeler yapması geçmişte olduğu gibi bugünde mümkün değildir.

                 Türk milleti bu seçimlerdeki tercihini büyük proje yapanlar, vesayet rejimi ve darbeleri sona erdirenlerden yana kullanacaktır.           


Dr. Hasan Lök

Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Öğretim Üyesi

Eklenme Tarih & Saat: 9.5.2018 - 09:40:46 Yazdır