Yunus Baki Koçak - Hasan Çakmak

 

Hasan Çakmak, Kabaklar Köyünden Molla İbrahim ve Hatice Hanımın tek oğludur.

1896 yılında doğmuştur.

Molla babasının yönlendirmesiyle küçük yaşında hafız olmuş, din eğitimi almış ve 15 yaşında da amcasının kızı Sıdıka ile evlendirilmiştir. İçinde okuma aşkı olduğu için, bütün engellemelere rağmen okuyacağına inandığı İstanbul’a kaçar.

13 Ekim 1915’de İstanbul Halıcıoğlu Topçu Küçük Zabit Mektebi’ne kaydolur.

Öğrenimine devam ederken, 18 Kasım 1916’da okuldaki kıtasıyla 2. Kanal Harekâtına Filistin Harbi’ne gönderilir ve Şam’da görevlendirilir.

İki yıla yakın devam eden savaş, çok sayıda vatan evladının şehit olmasıyla kaybedilir.

Mısır, Hayfa, Şam, Hicaz İngilizlerin eline geçer ve 29.09.1918’de İngilizlere esir düşerler. 20 ay süren esaret çok sıkıntılı geçer.

15 Mayıs 1920’de kıtasına döner ve 27 Mayıs 1921’de ihtiyaçtan dolayı piyade sınıfına ayrılıp, Ankara talimgâhında eğitim görerek 18 Ekim 1921’de mülazım-ı evvel (asteğmen) rütbesine terfi ettirilir.

Kurtuluş Savaşı’nın muhtelif cephelerinde savaşa iştirak eder. 27 Mart 1922’de teğmen, 4 Ağustos 1923’de terhis olur.

8 yılını cephelerde geçirmesinin mükâfatı olarak İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir.

Atatürk, memlekette okuma seferberliği başlatır ve yeterli öğretmen olmadığı için okumuş (yeterli derecede okuma yazma bilen) kişilerin bu konuda görevlendirilmelerini ister.

Hasan Bey’de bundan istifade ederek 3 Eylül 1923 tarihinde Gerede Avşar köyünde öğretmenliğe başlar.

7.2.1956 yılında emekli oluncaya kadar muhtelif köylerde öğretmenlik yapar.

“Herkes öğretmen olur ama öğretici olamaz” sözü meşhurdur.

Hasan Bey, hem bulunduğu çevrede ve hem de her gittiği yerde, topluluk içinde saygı görür ve onun konuşarak, nasihat etmesi oradaki topluluk tarafından istenirdi.

Tabii ki onun çok kuvvetli bir hafız olmasının ve dini bilgisinin olması da onun bu saygınlığını artırıyordu. Hatta iki saatlik bir yolda giderken Kur’an-ı baştan sona hatmettiği söylenir.1 Konuşmalarını gayet yumuşak ve etkili sesiyle hiç abartmadan gayet doğal bir biçimde yapar ve konuşmasını ayet okuyup sonunda da dua yaparak bitirirdi.

Hasan Bey, sınırlı imkânlara rağmen 4 tane erkek çocuğuna yükseköğrenim yaptırmış ve aynı zamanda da köy işlerini tarım ve hayvancılığı da hiç bırakmadan gayet başarılı bir biçimde devam ettirmiştir.

7.8.1965 tarihinde geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir.

Anılar, Ahmet Çakmak. 

 

1 İki saatte Kur’an-ı hatmetmek mümkün değildir. O devirlerde bir hafızın çok kuvvetli bir hafız olduğunu belirtmek için, Kur’an-ı ezberden bir Fatiha okur gibi okuyabilen hafızlar için bu tabir kullanılırdı.

Eklenme Tarih & Saat: 6.6.2017 - 15:57:44 Yazdır