Bizbolulular.com Bolu'nun En Aktif Haber Portalı!  
Anasayfa   ANASAYFA   Spor Haberleri   SPOR HABERLERİ   Röportajlar   RÖPORTAJLAR   Foto Galeri   FOTO GALERİ   Video Galeri   VİDEO GALERİ   Tv Kanalları   TV KANALLARI   Oyunlar   OYUNLAR  
  Yazarlar   Bolu Hava Durumu   Bolu Hava Durumu   Nöbetçi Eczaneler   Nöbetçi Eczaneler   Anket   Anket   Arşiv   Arşiv   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   İletişim   İletişim 26 Eylül 2020 Cumartesi
[13:31] DOLAR, EURO ZİRVEDE ALTIN 460 TL de... -- [12:49] Bolu'da tarihi eser kaçakçılığı -- [12:43] Bolu TSO "Kovid-19 Güvenli Hizmet Belgesi" aldı -- [12:33] Bolu'da kaçak elektronik sigara tütün kartuşu ele geçirildi -- [12:25] Uyuşturucudan tutuklandı -- [12:23] Hurdaya dönen araçtan sağ çıktılar -- [12:13] AK Parti Bolu milletvekilleri gazetecilerle buluştu -- [10:30] Yetim öğrencilere tablet desteği -- [09:44] Bolu'da ölümlü trafik kazası -- [15:59] Bolu'da akü hırsızı yakalandı --
GÜNEŞ İLETİŞİMİ BİTİREBİLİR

Güneş'teki aktiviteler sırasında açığa çıkan enerji, uyduların yükseklik kaybına ve yörüngelerinden düşmelerine yol açabiliyor. Bu aktiviteler uçak içerisindeki aletlerin yanlış çalışmasına da neden oluyor.

Haberi Yazdır

04.04.2011  12:34

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Zerefşan Kaymaz, dünya üzerindeki yaşamın sürdürülebilmesinin tek kaynağı olan Güneş'in bugün 4,5 milyar yaşında olduğuna dikkati çekti. Güneş'in enerjisinin kaynağının iç yapısında yüzde 91 oranında bulunan hidrojen gazı olduğunu ifade eden Kaymaz, Güneş'in çekirdeğindeki hidrojen ve helyum gazlarını içeren füzyon reaksiyonları sonucunda ortaya çıkan enerjinin tüm Güneş sisteminin gücünü sağladığını dile getirdi. Kaymaz, Güneş'in iç yapısında meydana gelen plazma olayları nedeniyle farklı dönemlerden geçtiğini söyledi.
Güneş'te meydana gelen olayların Güneş'in aktif ve aktif olmayan dönemlerini belirlediğini vurgulayan Kaymaz, Güneş aktivitelerinin Güneş'in aktif dönemlerinde ortaya çıkan ve belirli periyotlarda kendini tekrarlayan olaylar olduğunu anlattı. Kaymaz, Güneş lekeleri, Güneş alevleri, Koronal kütle fışkırmaları ve patlayan manyetik halkaların Güneş'in aktivitelerinden bazıları olduğunu belirterek, ''Güneş aktiviteleri, yaklaşık olarak her 100 yıl, ortalamada 11 yıl ve 27 gün olmak üzere çok belirgin periyotlarda maksimum veya minimum dönemlerden geçerler. Bunların içerisinde 11 yıllık periyot, insan yaşamı sürecinde gözlemlenebilirliği nedeni ile en dikkat çekenidir'' diye konuştu.


MİLYONLARCA DOLAR EKONOMİK ZARARA NEDEN OLUYOR
Kaymaz, Güneş aktivitelerinin ne kadar şiddetli olduğu veya olacağının tahmininin, genellikle maksimum güneş lekesi sayılarının takip edilmesiyle  yapıldığını belirterek, Güneş lekeleri sayılarının çok olması durumunda, güneş fırtınalarının oluşması olasılığı da o kadar yüksek olduğunu anlattı. Kaymaz, ''Uzay havası merkezleri, güneş aktivitelerinin 24. döngüsüne (içinde bulunduğumuz döngü) ait güneş lekesi maksimum sayısının, 2011 yılının ekim ayında 140 civarında veya 2012 yılının Ağustos ayında 90 civarında olacağını tahmin ettiler'' dedi.
Bu sayıların daha önceki yıllarda meydana gelen güneş aktiviteleriyle karşılaştırıldığında ortalama miktarda olduğunu belirten Kaymaz, buna rağmen konunun hem bilim hem de teknoloji camiasında çok dikkat çektiğini ve sonuçlarının merakla beklenmeye başlandığını ifade ederek, ''Bu merak, güneş aktiviteleri sonucunda açığa çıkacak olan elektrik ve manyetik olayların etkilerinin yer yüzeyinde hissedilebilecek olmasının yanı sıra, halkın bu konulara olan ilgi, bilinç, ve duyarlılığının artmasından da kaynaklanıyor. Özellikle güneş olaylarının teknolojik sistemlere yapacağı etkilerin, milyonlarca dolar ekonomik zarara neden olduğu bilinmektedir'' diye konuştu.
Güneş lekelerinin etkilerini minimum düzeye indirmek için atmosfer ve uzay bilimcileri ile mühendislerinin konu üzerinde birlikte çalışmaları gerektiğini vurgulayan Kaymaz, şunları kaydetti:
''Aktiviteler sırasında açığa çıkan enerji yukarı atmosferin genişlemesine ve dolayısıyla alçak yörüngeli uyduların yükseklik kaybına, yörünge değiştirmesine ve güneşteki fırtınanın şiddetine göre uyduların yörüngelerinden düşmelerine neden olur. Bir örnek olarak, ABD'de, AT&T'nin Telstar-4 haberleşme uydusunun kaybolmasının ve SKYLab uydusunun atmosfere erken giriş yapması sonucunda parçalanarak düşmesinin nedenleri, artan güneş fırtınalarını takiben manyetosfer ve atmosferde oluşan beklenmeyen değişimlerdir.
Daha yüksek yörüngeli uydularda, uydu yüzeyinde ve içinde elektrik boşalmalarının meydana gelmesi sonucunda, ölçüm yapan aletler ve bilgisayarlar bozuluyor, verilerde kayıp meydana geliyor, uydunun yer istasyonuyla irtibatı kesiliyor ve uydudaki bilgisayar kodlamalarında değişiklikler meydana geliyor.
Iyonosferin iyonizasyon seviyesinde meydana gelen artışlar sonucunda, Dünya üzerindeki kısa ve uzun mesafe haberleşmede, Dünya ile uydular arasındaki haberleşmede problemler oluşuyor. Ayrıca, GPS uydularıyla ilgili her türlü haberleşmenin yanı sıra navigasyon ve radar hedef belirlemelerinde problemler yaşanıyor. Özellikle yukarı enlemlerdeki petrol ve doğal gaz transfer edilen borularda meydana gelen aşınmalar ile bunun sonucunda dışarı sızan malzemenin getirdiği ekonomik kayıplar oluşuyor.
Yeryüzeyine manyetik alan çizgileri boyunca manyetosferden akan fazla ve hesaba katılmayan elektrik akımları (GIC) ve bu akımların sebep olduğu DC akımdaki artış şehir trafolarının ekstra elektrik yüklenmesine ve patlamalarına neden oluyor. Bunun sonucunda uzun süren elektrik kesintileri ve bilgisayar çökmeleri yaşanıyor. 1989 senesinde meydana gelen güneş patlamalarını takiben direk Dünya üzerine gelen CME, Kanada'nın Quebec eyaletindeki eyalet trafosunda oluşan hasar eyaletin 9 saat süren elektrik kesintisine maruz bırakarak, bilgisayarların çökmesine neden olmuştur. Benzer olaylar, değişik zamanlarda, ABD New York, İspanya ve Meksika gibi normalde güneş patlamalarından etkilenmeyecek aşağı enlem ülke ve şehirlerinde de aktivitenin şiddetine bağlı olarak görülmüştür.
Öte yandan, Güneş'te meydana gelen bu olaylar, uzay istasyonlarını tamir için gönderilen astronotların normalden çok fazla, kısa dalga boylu x-ışını radyasyonuna maruz kalmalarına yol açıyor. Havayollarıyla seyahat eden, özellikle kutupsal hat takip eden uçaklarda bulunan yolcu ve mürettebatın fazla radyasyona maruz kalmasına, uçak içerisindeki aletlerin yanlış çalışmalarına neden oluyor. Milyonlarca dolar kullanılarak yapılmış uyduların kaybedilmesi, özellikle senede birden fazla ticari, askeri veya araştırma amaçlı uydu uzaya fırlatan gelişmiş ülkelerde büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadır ve bu istenmeyen bir durumdur.''



Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Bizbolulular.com sorumlu tutulamaz.



Başkan Özcan’dan Almanya’ya teknik inceleme gezisi
Başkan Özcan’dan Alm
3 Aralık dünya engelliler günü (2019)
3 Aralık dünya engel
Anneler Üniversitede Okulu Başarıyla Tamamlandı
Anneler Üniversitede

kabak festivali Düzce 2019
kabak festivali Düzc
Anneler Üniversitede Okulu
Anneler Üniversitede
‘3. Köroğlu Yazarlık Mektebi’ Eğitimlerine Başladı
‘3. Köroğlu Yazarlık

KUŞ ŞEHRİ
KUŞ ŞEHRİ
MADENCİ KÖSTEBEK
MADENCİ KÖSTEBEK
SCOOBY DOO
SCOOBY DOO

ALTIN KAFA OYUNU
ALTIN KAFA OYUNU
SOLO TEST OYUNU
SOLO TEST OYUNU
FARE CİRİT ATIYOR
FARE CİRİT ATIYOR

TWİTTER'DA TAKİP ET
FACEBOOK'DA TAKİP ET
BOLU'DA VEFAT EDENLER
Bolu'da vefat edenler
22.09.2020
Bolu' da vefat edenler
3.09.2020
Bolu' da vefat edenler
28.08.2020
Bolu' da vefat edenler
25.08.2020
Bolu' da vefat edenler
17.08.2020
Bolu' da vefat edenler
9.07.2020
Bolu'nun En Aktif Haber Portalı!
0374 217 73 77
[email protected]

2010 - 2018 © Tüm hakları saklıdır.



Künye - İletişim
Serbay Interactive
Bolu web tasarım Emlak8
Site Haritası