Bizbolulular.com Bolu'nun En Aktif Haber Portalı!  
Anasayfa   ANASAYFA   Spor Haberleri   SPOR HABERLERİ   Röportajlar   RÖPORTAJLAR   Foto Galeri   FOTO GALERİ   Video Galeri   VİDEO GALERİ   Tv Kanalları   TV KANALLARI   Oyunlar   OYUNLAR  
  Yazarlar   Bolu Hava Durumu   Bolu Hava Durumu   Nöbetçi Eczaneler   Nöbetçi Eczaneler   Anket   Anket   Arşiv   Arşiv   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   İletişim   İletişim 7 Nisan 2020 Salı
[16:21] Karantina süresi dolan 30 kişi evlerine gönderiliyor -- [15:03] Berat kandili -- [10:06] Örnek bağış -- [09:59] Evde kumara 7500 lira ceza -- [09:31] Kararlar 15 gün uygulanacak -- [16:39] Aynı gece 6 evden hırsızlık yaptılar -- [10:05] Doğanay;Bu günleri hep beraber atlatacağız -- [09:44] Hakaret ettiler ceza evine girdiler -- [12:44] Bolu'da vefat edenler -- [10:07] polis ekipleri vatandaşları evde kalmaları yönünde uyardı --
BAİBÜ'de toplumsal algı semineri

 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinde, “Engellilere Yönelik Toplumsal Algı, Doğru Bildiğimiz Yanlışlar ve Ayrımcılık” semineri düzenlendi.

Haberi Yazdır

20.01.2020  13:29

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Engelli Öğrenci Danışma ve Koordinasyon Birimi tarafından, “Engellilere Yönelik Toplumsal Algı, Doğru Bildiğimiz Yanlışlar ve Ayrımcılık” semineri düzenlendi.

Semineri, Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği Başkanı Süleyman Akbulut verdi.

Akbulut, günümüzde engellilerin sorunlarının ‘Evrensel İnsan Hakları’ temelli yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İzzet Baysal Kültür Merkezi Pembe Salonda gerçekleştirilen seminere; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydın Him, Engelli Öğrenci Danışma ve Koordinasyon Birim Koordinatörü Doç. Dr. Elif Sazak, Bolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güler Mert, akademisyenler ve Özel Eğitim Bölümü öğrencileri katıldı.

Kendine has üslubuyla verdiği seminerde ilgiyle dinlenen Süleyman Akbulut, engellilik meselesine ‘hak’ temelli bakmaya ve toplumu bu yönde örgütlemeye çalıştıklarını vurguladı.

Akbulut, “Sakatların eşit olamama sorunu vardır. Örneğin, Anayasa’ya göre herkesin eğitim alma hakkı vardır. Herkesin bu hakkından yararlanmak için gerekli ihtiyaçları farklıdır. Devlet bu ihtiyaçlara uygun tedbirleri alır. Örneğin kız çocuğunu okula göndermeyen aileye, gerekirse polis göndererek çocuğun okula gönderilmesini sağlar. Peki engelli için ne yapar? Okula rampa yapar, kabartma yazılı kitaplar basar. Sakatlar için, engelliler için ‘Evrensel İnsan Hakları’ temelli yaklaşım yapılması gerekmektedir. Bu yaklaşım, insanın sakatlık durumuyla ilgilenmez. Hak ve özgürlükleriyle ilgilidir. Peki sorunu kim tanımlayacak? Sorunu engelliler, aileleri ve sivil toplum örgütleri tanımlayacak. Meşhur bir söz var: ‘Biz olmadan, bizim için asla’ Engellilikle ilgili karar mı alacaksınız? Önce bize sorun, ihtiyacı biz tanımlayalım.” dedi.

Sakat ve engelli kelimelerinin apayrı iki kelime olduğunu ve bunları doğru kullanmadığımızı anlatan Akbulut, “Sakat, bir kişinin bir organının, bir uzvunun, bir duyusunun fonksiyonunu kısmen ya da tamamen kaybedilmesi hali. Ama engellilik, yeteneklerinizin kaybettirilmesi halidir. Çünkü sizin yetenekleriniz, dış dünyadan kaynaklı sebeplerden kaybettiriliyor. Ben, omurilik felçlisiyim. Bacaklarım fonksiyonlarını kaybetti. Benim bacaklarımın fonksiyonunu kaybetmesi demek, hareket etme yeteneğimi kaybettiğim anlamına gelmez. Ben de her insan gibi hareket edebilirim: Bastonla hareket edebilirim, koltuk değneğiyle hareket edebilirim, kucakta hareket edebilirim. Ama bana tekerlekli sandalye verilmezse ya da koltuk değneği, önüme engeller çıkartılırsa, işte o anda kişi, sakattan engelliye dönüşür. Benim burada sahneden aşağıya inmem için rampa ya da asansör olması lazım, burada ben engelliye dönüşüyorum. Benim buradan aşağıya inme durumumum sakatlığımla ilgisi yok, engelliliğimle ilgisi var. Yani sakatlık kalıcı bir hal, engellilik değişen bir haldir. Aslına bakarsanız, engellilik dediğiniz şey, sadece sakatlara mahsus da değildir. Suç oranı yüksek bir mahallede, gece 12’den sonra bir kadın rahatça dolaşamıyorsa, o kadın engellidir. Engelli, insanın engellenme haliyle ilgilidir ve herkes engelli olabilir.” diye konuştu.

“Topluma Göre Normal Olanın Dışındaki Herkes Engellidir”

Sakatlık durumlarının toplumda ‘normal’ kabul edilene benzemediği için yadırgandığını ve bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu örneklerle anlatan Akbulut’un konuşmasından satır başları özetle şöyle oldu:

“Biz, bazı yeteneklerin -tırnak içinde söylüyorum- sadece normal insanlarda olabileceğini düşünüyoruz. Soldaki fotoğrafta, konservatuvarı kazanmış bir genç görüyoruz, otizmli. Konservatuvara alınmıyor. Peki, konservatuvara girmek için ne sınavı yapılır? Yetenek sınavı. Bu genç, sınavı geçmiş mi? Evet. Niye almıyorsunuz? Çünkü şu algı var: Konservatuvarda ancak normaller okuyabilir, normaller ancak araba kullanabilir, uçak kullanabilir veyahut öğretmenlik yapabilir gibi klişeler olduğu için durum böyle.

Düşünün aslında ‘normal’ ne kadar tehlikeli bir kavram. Neye göre, kime göre normal? Normal, çok olandır, yani örneğin 15-50 yaş arası sağlıklı erkeklerdir. ‘Biz çoksak dünyayı da biz dizayn etmeliyiz’ der. O yüzden dünya 15-50 yaş arası erkeklere göre dizayn edilmiştir. Otobüs giriş-iniş basamakları yüksektir, kaldırımlar yüksektir. Sadece merdiven kullanılır, normaller! çıkacak ya…
Çünkü orada yaşlı yok, hamile yok, engelli yok. Ama normallerin dizayn ettiği dünya kusurludur. Çağdaş kentlerde 500 metrede, 1 km’de bir, banklar vardır biliyor musunuz? Hiç düşündünüz mü bunlar neden vardır? 15 ile 50 yaş dışında, uzun mesafe yürümekte güçlük çeken insanlar dinlenebilsin diye. Çünkü sokağa çıkmak bir haktır.

Normal ve anormal arasında hiyerarşik bir durum oluşur. Normal, kimlik veren olur. Ne demek bu? Sizler öğrencisiniz. Evde, anne ve babalarınızın evladı, evin bireyisiniz. İşte, çalışansınız. Ama benim için bunların önünde hep bir ‘engelli’ kelimesi var, normal olanlar veriyor bunu bana. Nereye gidersek önümüzde bir engelli etiketi var. Engelli öğrenci, engelli çalışan, engelli sanatçı. Ben bir roman yazdım. Doğan Kitaptan çıktı. ‘Engelli, Roman Yazdı’ diye haber yaptılar. Siz istediğiniz kadar ‘Ben başarılı bir edebiyatçıyım’ deyin. Toplumun aklına engelli deyince ne geliyordu? Acınacak, yetersiz insan değil mi? Engelli çalışan olduğunuz zaman, acınacak çalışan, yetersiz, bir şeyi başaramayan çalışan algısı geliyor; toplumun algısı bu yönde gelişiyor.

Soru cevap bölümünün ardından Süleyman Akbulut’a Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydın Him tarafından teşekkür plaketi ve hediye takdimi yapıldı.


Yorumunuz ve Düşünceleriniz

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Bizbolulular.com sorumlu tutulamaz.



Başkan Özcan’dan Almanya’ya teknik inceleme gezisi
Başkan Özcan’dan Alm
3 Aralık dünya engelliler günü (2019)
3 Aralık dünya engel
Anneler Üniversitede Okulu Başarıyla Tamamlandı
Anneler Üniversitede

kabak festivali Düzce 2019
kabak festivali Düzc
Anneler Üniversitede Okulu
Anneler Üniversitede
‘3. Köroğlu Yazarlık Mektebi’ Eğitimlerine Başladı
‘3. Köroğlu Yazarlık

Kızma Birader
Kızma Birader
ANGRY BİRDS RİO
ANGRY BİRDS RİO
KENARA ŞUTLA
KENARA ŞUTLA

IQ TESTİ
IQ TESTİ
ŞİRİN VE ŞİRİNE
ŞİRİN VE ŞİRİNE
Sınıftan Kaçış
Sınıftan Kaçış

TWİTTER'DA TAKİP ET
FACEBOOK'DA TAKİP ET
BOLU'DA VEFAT EDENLER
Bolu'da vefat edenler
30.03.2020
Bolu'da vefat edenler
18.03.2020
Bolu'da vefat edenler
16.03.2020
Bolu' da vefat edenler
12.03.2020
Bolu' da vefat edenler
11.03.2020
Bolu'da vefat edenler
10.03.2020
Bolu'nun En Aktif Haber Portalı!
0374 217 73 77
bizbolulular@hotmail.com

2010 - 2018 © Tüm hakları saklıdır.



Künye - İletişim
Serbay Interactive
Bolu web tasarım Emlak8
Site Haritası